Kas
15
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ÖZDEN SELENGE'NİN HİKÂYE DÜNYASI / PROF. DR. HÜLYA ARGUNŞAH


ÖZDEN SELENGE’NİN HİKÂYE DÜNYASI
PROF. DR. HÜLYA ARGUNŞAH
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın -

Şub
10
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

21. YÜZYILIN YENİ TİYATRO POETİKASI AZERBAYCAN`DAN/RASİM AŞIN

   Size bugün Azerbaycan tiyatrosunda farklı çalışmalar yapan bir kurum ve onun sanatsal duruşundan bahsedeceğim genel hatları ile.. İlginizi çekeceğine inanıyorum! AZERBAYCAN “YUĞ” DEVLET TİYATROSU her ne kadar devlet tiyatrosu olsa da tamamen serbest-laboratuar-deneysel çalışan bir tiyatro kurumudur. YUĞ sözünün definitsiyasını-anlamını araştırırsanız göreceksiniz ki çok önemli bir tiyatro-sahneleme-oyun-anma formasının açılımını göreceksiniz..
   "YUĞ tiyatrosu`nun Poetikasını ( PSİKOSOF TİYATRO POETİKASI ) kısaca açıklamak gerekirse: Ruhun hikmeti ile serbest yaradıcılığını Kwant psikolojisi (Kuantum fizik anlayışının düşünce alanında bedenlenmiş hali) ve Türk Milli Sanat düşüncesinde gelişdiren "Psikosof" tiyatro poetikası..." Kuantum düşünce tekniği ile ilintili bir durum ama bir teknikden çok psikoloji bilimi ile ilgili bir sahne süreci.. sahnede var olma anı ile ilgili.. Çok kuramsal alana girmek istemiyorum..

Mrt
9
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

AZERBAYCAN EDEBİYATINDA KARABAĞ MEVZUSU: ELÇİN MEHRELİYEV’İN YARATICILIĞI ESASINDA / DR. ELMİRA MEMMEDOVA

   XIX. yüzyıldan başlayarak Ermenilerin bütün dünyada Türklere karşı yaptıkları soykırım gerçeği her kes tarafından bilinmektedir. Azerbaycan Türkleri de asırlar boyu defalarca Ermeni soykırımına maruz kalmış, kendi ülkelerinde kaçkın düşmüşlerdir. 1905-1907, 1918-1920, 1948-1953 ve 1988 yıllarında Ermeniler Azerbaycan Türklerine karşı terörler, katliamlar yapmış, günahsız insanları silah gücüyle kendi vatanlarından, yurt yerlerinden kovmuşlardır. Ermeni Taşnaklarının Türklere karşı planlı soykırım ve arazi iddialarının sonucunda 1988 yılından itibaren Ermenistan’ın kent ve köylerinden Türkler bütünlükle kovulmuş, öldürülmüş, Türkçe olan yer adları bütünlükle Ermenileştirilmiştir. Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının % 20’si, yani Karabağ arazisi ve 7 rayonu (ili) işgal edilmiştir. Şimdiki dönemde nüfus sayısı 9 milyona yaklaşık olan Azerbaycan’da bir milyondan fazla kaçkın vardır. Onları kendi dede yurtlarından Ermeniler çıkarmışlardır. Ermenilerin Türklere karşı en dehşetli soykırımı olan Hocalı faciası genellikle XX. yüzyılda insanoğluna yapılmış vahşetli olaylardan birisi, belki de birincisidir.

   Doğal olarak Karabağ muharebesi son dönem Azerbaycan edebiyatının ana konusu olmuştur. Şiirde ve nesirde yüzlerle eserler yaranmıştır. Elçin Mehreliyev’in  yaratıcılığında da Karabağ konusu büyük önem taşımaktadır. Yazarın bu konuda “90’lı Yıllar” romanı ve “Kamış”, “Sınık Araba” öyküleri, “Yurt Yeri” telepiyesi vardır. Bütün bu eserlerde Ermeni tecavüzü, vahşeti, hiçbir suçu olmadan öldürülen, kurşuna dizilen, vatanından  kovulan insanlar, kaçkın kampları tasvir edilmiştir. Bir sözle, bu eserler insan facialarıyla doludur ve Azerbaycan gerçeklerini yansıtmadadır.

Eyl
7
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

CENGİZ AYTMATOV’UN CEMİLE ADLI HİKÂYESİNDE İNSANIN KENDİSİ OLMASI PROBLEMİ VE AŞK / YARD. DOÇ. DR. CAFER GARİPER


Cengiz Aytmatov’un Cemile Adlı Hikâyesinde İnsanın Kendisi Olması Problemi ve Aşk
Yard.  Doç. Dr. Cafer Gariper
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

 

Eyl
22
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

MASAL VE EFSANENİN MODERN ROMANDA KURGU UNSURU OLARAK KULLANILMASI VE TARİHÎ ROMAN: RUH ADAM VE GÜN UZAR YÜZYIL OLUR ÖRNEĞİ /YARD. DOÇ. DR. CAFER GARİPER-ARŞ. GÖR. YASEMİN KÜÇÜKCOŞKUN

alt     Bu bildirimizde önce gelenekli anlatılarla modern hikâye ve roman arasındaki bağa dikkat çekmek, sonra gelenekli anlatıların modern hikâye ve romanın kurgusunda üstlendiği role temas etmek istiyoruz. Daha sonra konumuz çerçevesinde Hüseyin Nihal Atsız'ın Ruh Adam romanıyla Cengiz Aytmatov'un Gün Uzar Yüz Yıl Olur romanın kurmaca dünyasında gelenekli anlatılardan masal ve efsaneden yararlanma tarzlarını ele alacağız. Asıl olarak da romanın kurmaca dünyasında zaman unsuru çerçevesinde gelenekli anlatıların modern hikâye ve roman üzerindeki fonksiyonunu değerlendirmeye çalışacağız. ‘Tarihî roman' şeklinde isimlendirilen roman kategorisi içinde gelenekli anlatılardan gelen anlatı düzleminin, bu arada zaman tasavvurunun modern romana ne kattığını tartışmaya açma gayreti içinde olacağız.

Eyl
28
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

CENGİZ AYTMOTOV'UN “KASSANDRA DAMGASI” / DR. İBRAHİM TÜZER

alt     Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Sayın Prof. Dr. Sadık TURAL Bey’in “Yazarlar, atalarından aldıklarını fikir eserleri, edebiyat eserleri yapıyorlar; onlar, yazarlar atalarının sözcüsüdür. dediği gibi, dünyaca tanınmış, romanları ve hikayeleri dünyada bir rekor olmak üzere 153 dile çevrilmiş olan Cengiz AYTMATOV, atalarının eserlerini en güzel şekliyle değerlendirip, sadece Kırgız halkının ve Türk dünyasının değil, tüm insanlığın hizmetine sunan bir sanatçıdır.
     Cengiz AYTMATOV, sanatını, geçmiş ve gelecek arasında köprü vazifesi gören efsanelerden, destanlardan ve mitolojilerden alarak, Batı ve Doğu halklarının kültürünü mükemmel şekilde sentezleyerek oluşturmaktadır. Yazar, bu tarihin derinliklerinden gelen insanî değerler ile günümüz insanının kültürünü bir potada eriterek, insanların, hayvanların ve tabiatın problemlerine karşı çözümler aramaktadır. Aytmatov, dünyada aynı mekanı paylaşıp aynı havayı teneffüs eden her canlının, sorunsuzca yaşamasını dilemekte ve bu sorunlara kalemiyle çözümler bulmaya çalışmaktadır.
 

Kas
17
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

GAGAUZ YAZILARI (PROF.DR.HÜLYA- MUSTAFA ARGUNŞAH)/ ARŞ.GÖR.VEYSEL ŞAHİN

     altEdebî eser, okuyucunun dünyasına kendi düzenini kurmaya çalışır. Bu açıdan eser ile okuyucu arasındaki ilişki bu dünyanın derinlemesine tahlil edilmesi ve araştırılması ile gün yüzüne çıkar. Sanatın da heyecan uyandırıcı yanı budur. Dil ve edebiyat araştırmaları, zamanın elinde şekillenen insana ait en önemli değerdir. Bir milletin var olma serüvenini kendi diline ve edebiyatına bakarak ortaya koymak ve onu kitap sayfalarında yeniden canlı kılmak araştırmacının en önemli görevidir. Bu açıdan dünyanın işleyişini, kendi dili ve edebiyatıyla sorgulayan ve her sorgulayışta kendi değerlerini deşifre eden insan, yarattığı bu türlü eserlerle kendini ve dünyayı yeniden anlamlı kılar.
     Prof. Dr. Mustafa Argunşah ve Prof. Dr. Hülya Argunşah'ın ortaya koyduğu Gagauz Yazıları adlı çalışma da bunun en iyi örneklerinden biridir. Önce dile, sonra edebî metinlere dönüşen Gagauzlar, Gagauz Yazıları adlı çalışmayla tekrardan bilincimizde yer edinir.

Ara
2
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

CENGİZ AYTMOTOV'UN GÜN UZAR YÜZ YIL OLUR ROMANINDA DÜZENİN YABANCILAŞMASINDA VE İNSANIN KENDİSİ OLMASI PROBLEMİ / YARD. DOÇ. DR. CAFER GARİPER

Cengiz Aytmatov’un Gün Uzar Yüz Yıl Olur Romanında Düzenin Yabancılaşması ve İnsanın Kendisi Olması Problemi
Yard. Doç. Dr. Cafer Gariper
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

 

Şub
15
2009
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TÜRK DÜNYASININ BÜYÜK ŞAİRİ BAHTİYAR VAHAPZADE VEFAAT ETTİ...

alt     Azerbaycan'ın ve Türk dünyasının usta şairi Bahtiyar Vahabzade, Bakü'deki evinde 84 yaşında hayata veda etti. Türk dünyasının yaşayan en büyük şairlerinden biri olarak anılan Vahabzade, uzun süredir hastaydı.

     16 Ağustos 1925'te Azerbaycan'ın Şeki kentinde doğan Bahtiyar Vahabzade, 9 yaşında ailesiyle Bakü'ye taşındı. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamladı. 1947 yılında Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümü'nden mezun oldu. Aynı bölümde öğretim üyesi olarak ders vermeye başladı. 1964 yılında tamamladığı "Samet Vurgun'un Hayat ve Yaratıcılığı" isimli monografisi ile filoloji doktoru unvanını aldı. 1980 yılında Azerbaycan İlimler Akademisi üyeliğine seçilen Vahabzade, 1990 yılında emekli olana kadar üniversitede ders verdi.

     Azerbaycan ile Türkiye arasında köprü vazifesi gören Bahtiyar Vahabzade, 1960'larda başlayan özgürlük hareketlerinin öncülerinden biri oldu. 1959'da yazdığı Gülistan isimli şiirinde, İran ve Rusya arasında ikiye bölünen Azeri halkının yaşadığı felaketleri anlattı. Bu şiirinden dolayı 2 yıllığına üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. Azeri halkının sıkıntılarını konu ettiği pek çok eserini, yurtdışına kaçırarak yayınlatabildi. Eserlerinde Azeri Türkçesi'ni yetkin bir şekilde kullanan ve halkının duygularına tercüman olan Vahabzade, Azerbaycan'da 'halk şairi' unvanıyla anılıyordu. 1995 yılında Azeri özgürlük mücadelesindeki hizmetlerinden dolayı İstiklal nişanı ile ödüllendirildi. 1980-2000 yılları arasında da 5 kez milletvekili seçildi.

     Vahabzade'nin Türkiye'de basılmış Ömürden Sayfalar (2000), Vatan, Millet, Ana Dili (2000), Soru İşareti (2002) gibi eserleri bulunuyordu. Eserleri 8'den fazla dile çevrilen şairin yayınlanmış 40'ı aşkın şiir kitabı, 11 ilmî eseri, 2 monografisi, çeşitli piyesleri ve yüzlerce makalesi var. Vahabzade, eserlerinde genellikle özgürlük, yurt sevgisi, din gibi temaları işlemişti.

     Bahtiyar Vahabzade'nin eserlerinden bazıları şunlar:

     Şiirler ve manzum hikâyeler: Menim Dostlarım, Bahar, Dostluk Nağmesi, Ebedi Heykel, Çınar, Sade Adamlar, Ceyran, Aylı Geceler.

     Tiyatro eserleri: Vicdan, İkinci Ses, Yağıştan Sonra, Feryat, Darağacı, Artık Adam.

     Hatıra ve seyahatnameler: Sanatkar ve Zaman, Sadelikte Büyüklük, Derin Katlara Işık.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 4 ziyaretçi ile toplamda 5 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Eylül 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930