13
2009
TUTUNAMAYANLAR VE BİLİNÇALTININ DİLİ / DOÇ.DR. YUNUS BALCI
Son dönem Türk romanları içerisinde üzerinde en çok tartışılan romanlardan birisi hiç şüphesiz Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar romanıdır. İntihar eden arkadaşı Selim'in intihar sebebini araştıran Turgut'un ve diğer bazı aydınların kültürel problemlerini anlatan Tutunamayanlar üzerinde gerek kendi zamanında ve gerek bugüne kadar geçen sürede hem içerik hem de ortaya koyduğu teknik bakımından pek çok tartışma ve yorum yapılmıştır. Bu yorumların birleştiği nokta ise Tutunamayanlar'ın bir postmodern roman veya modernist romandan postmoderne geçiş romanı olduğudur.
2
2009
YAHYA KEMAL ŞİİRİNDE ANAKRONİNİN DİYALEKTİĞİ / DOÇ. DR. YUNUS BALCI
Yirminci yüzyıl Türk şiirinin en büyük isimlerinden biri olan Yahya Kemal'in şiirlerinde özellikle sosyal düşünceler bakımdan birbirinin içine giydirilmiş oldukça zengin bir içerik vardır. Ahmet Hamdi Tanpınar, hocası ve daha sonra da yakın arkadaşı olacak olan Yahya Kemal'den bahsederken "Yahya Kemal'in düşüncesi mekân gibi zaman da tanımıyordu. Daima terkibin peşinde koştuğu için bütün milli tarih, insan evolutionu ile beraber ordaydı. Malazgirt muharebesi İstanbul fethiyle, Milli mücadele Fransız ihtilaliyle omuz omuzaydılar."(Tanpınar 1986, 13) der. Bu cümle Yahya Kemal'deki konu çeşitliliğini vermenin yanında ondaki sosyal zaman fikrini de ifade etmektedir; fakat bunun kronolojik bir mantığın dışında işlediğini de dile getirmektedir. "Kökü mazide olan atiyim" mısraında da anlamını bulduğu üzere Yahya Kemal şiirinde karşımıza çıkan geçmiş-bugün -gelecek arasındaki karışık düzen, kimi zaman bilinçli bir anakroniyi oluşturmaktadır. Ancak kronolojik mantık çerçevesinde bakıldığından bir mantık dışılık gibi görünen bu algının, gerçekte batı sanat ve edebiyatında oldukça önemli bir kullanım alanı vardır. (Genette 1988, 21-32) Şüphesiz kronoloji, modern açıdan tarih duygusu karşısında önemli bir yere sahiptir. Çünkü tarih, belli bir yönde gerçekleşen bir değişimdir. Bu bakımdan anakroninin, bu mantıkta uyandıracağı uyumsuzluk, sanatlarda kolaylıkla kullanılabilmektedir. (Hobsbawm 2001, 35) Yahya Kemal şiirindeki bu uyumsuzluğu anlayabilmek için kısmen de olsa Yahya Kemal'in bağlı bulunduğu zaman fikrini biraz açmak gerekmektedir.
15
2009
MİTTEN METAFORA YAHYA KEMALl ŞİİRİNDE SUYUN ATEŞLE İMTİHANI/ DOÇ. DR. YUNUS BALCI
Öncelikle şunu belirtmekte fayda vardır ki; bu bildirinin konusu, Yahya Kemal şiirinde su ya da ateş imgelerinin ayrı ayrı ortaya konuş şekilleri değil; ikisinin bir araya getiriliş şekli, bir arada bulunabilmelerinin şartlarıdır. Suyun ve ateşin ayrı ayrı birer imge olarak onun şiirindeki yer alış ve dönüşüm şekilleri bu bildirinin sınırları dâhilinde değildir. Ayrıca bu noktada Tanpınar'ın çoğunlukla Bachelard fenomenolojisine ve bazen de klasik psikanalizme atıflar yaparak Yahya Kemal şiirindeki su unsurunun yerini belirlemeye çalıştığını da hatırlayalım. Bir şiirin büyüklüğü yaşanan ya da gözlenen şeyin görüntülenmesinde değil, şairin gerçeklikle karşılaşmasıyla harekete geçen algısının görüntülenmesindedir. Sanatçının yaratıcılığa dönüşen eylemi onun varlık karşısındaki uyanıklığıdır. Dolayısıyla Yahya Kemal'deki su ve ateş imgelerinin birlikteliğini veya çatışmalarını anlamaya çalışmak bir anlamda, onun bir şair olarak algı biçimini de sezmek olacaktır.Üye Paneli
Reklam
Kİmler Çeviİrİmİçİ
Ziyaretçiler: 10
Yok

Yazar: