Şub
8
2010
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TURAN OFLAZOĞLU'NUN OYUNLARI / YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA

TURAN OFLAZOĞLU'NUN OYUNLARI / YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA    Tragedya yazarı olan ve trajik unsurun ortaya çıkması için en elverişli zemin olarak bireyin var olma çabasını iktidar mücadelesi şeklinde kurgulayan Turan Oflazoğlu'nun en önemli cephesi sloganik söylemlerden uzak durmak suretiyle sanattan taviz vermeden millî benliği yüceltme çabası olarak kendini gösterir. Yazar, millî benliğin yaratıcısı olarak toplumların geçmişlerini dolayısıyla tecrübelerini gördüğünden olsa gerek oyunlarının önemli bir kısmının konusunu Türk tarihinden almıştır. O, konusunu tarihten ve mitolojiden alan oyunları dışında köy hayatını ve soyut konuları ele aldığı eserlerinde de bireyin açmazları etrafında kan davası, toplumun kadın algısı, özgürlük, adalet, din ve dış göç gibi toplumsal meseleleri irdelemiştir. Oflazoğlu, tercihini çoğunlukla tragedya türünden yana kullanmasına rağmen komedi türünü de ihmal etmemiştir; ancak onun komedi türündeki oyunlarının güldürü sahnelerine dikkat edilecek olursa kara mizah yerine trajikomiğin yakalanmaya çalışıldığı görülür.

Kas
4
2009
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

NECİP FAZIL'IN "PÜF NOKTASI" ADLI ESERİ ÜZERİNE.../ YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA

NECİP FAZIL’IN “PÜF NOKTASI” ADLI ESERİ ÜZERİNE. . .
YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

Tem
7
2009
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

FATİH KÜRSÜSÜNDA ANLATIM TEKNİKLERİ / YARD. DOÇ.DR. YUNUS AYATA

FATİH KÜRSÜSÜNDE ANLATIM TEKNİKLERİ
YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

 

Nis
24
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

NİHAD SAMİ BANARLI’NIN “RESİMLİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ”NİN EDEBİYAT TARİHİ METODOLOJİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ / YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA


NİHAD SAMİ BANARLI’NIN “RESİMLİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ”NİN EDEBİYAT TARİHİ METODOLOJİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 
YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın -

Nis
21
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

SAİT FAİK ABASIYANIK’IN HİKÂYELERİNDE KADIN / YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA

altToplumun her bakımdan aynası olan kadınlar, toplumu eğiten, yetiştiren ve aynı zamanda sosyal değişimin bütün tesirini üzerinde hisseden varlıklardır. Bunun için toplumun değerlerini muhafaza edip etmediğini ya da yozlaşıp yozlaşmadığını kadına bakarak anlamak mümkündür.
Batı medeniyeti dairesine geçme gayretleri içinde olunduğu Tanzimat yıllarından başlamak üzere Türk basınında, roman ve hikâyesinde kadın ve kadın-erkek ilişkilerine çeşitli şekillerde yer verilmiştir. Türk roman ve hikâyesinde kadının eğitimi, aldanan, aldatan kadın tipleri, cariyelik müessesesi
, kitabına uydurulmuş ahlak yapısı içinde çeşitli kadınlarla ilişki içerisinde olan dürüst (!) erkek tipleri yer almıştır.
Sait Faik’in eser verdiği döneme gelinceye kadar kadın, edebî eserlerde ya ideal ya da tenkid edilen yozlaşmış bir varlık olarak yer almıştır. Örneğin ilk eserlerini Millî Edebiyat döneminde verip Cumhuriyetin ilanında sonra da eser vermeye devam eden Halide Edip’in hikâye ve romanlarında kadın idealizmin temsilcisi iken Yakup Kadri’nin hikâye ve romanlarında yozlaşmışlığın temsilcisidir. Verdiğimiz bu iki örnek dışında dönemin diğer yazarlarında ve edebî eserlerinde de bahsedilen bu özellikleri bulmamız mümkündür.

Nis
21
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

"BİR CUMHURİYET KADINI ŞÜKÛFE NİHAL"/ YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA

altŞükûfe Nihal, ölümünün üzerinden çok zaman geçmemesine rağmen çabuk unutulmuştur. Gerçi o, henüz hayatta iken Yahya Kemal’in “Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi” mısrasıyla ‘Düşünce’ başlıklı şiirinde belirttiği korkuya uğramış ve -biraz da anlaşılmaz bir şekilde kendisinin sebep olduğu- unutulmanın acısını tatmıştır. Hülya Argunşah'ın Bir Cumhuriyet Kadını Şükûfe Nihal adlı çalışması bu sebeple akademik bir çalışmanın ötesinde hem bir vefa örneği olarak hem de imparatorluktan millî devlete geçişi ve Cumhuriyetin ilk elli yılını yaşamış olan Şükûfe Nihal'i özellikle bir yazar olarak ortaya koymak üzere hazırlanmıştır.

Nis
11
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

DIŞ TÜRKLER, KIRIM, VATAN VE ROZALYA ANA / YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA

alt   Sevinç Çokum, hikâye ve romanlarında imparatorluktan millî devlete geçerken geride bıraktıklarımıza ve onların mücadelelerine sık sık değinen yazarlarımızdandır. Bu çalışmada Çokum’un “Rozalya Ana” adlı eseri tahlil edilmiş Kırım Türklerinin topraklarına dönme mücadeleleri ile topraklarını tekrar vatan yapmak için gösterdikleri gayretlere ayrıca değinilmiştir.

Nis
4
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

DERGİ SEMASINDA BİR YILDIZ:UTARİD / YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA

alt    DERGİ SEMASINDA BİR YILDIZ:UTARİD / YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA
   İlk gayr-ı resmî gazetenin yayımlanmasından günümüze kadar aşağı yukarı yüz elli yıllık bir zaman geçmiştir. Bu süreç içerisinde Türk basın/yayın faaliyetinin -gelenek olarak nitelenemese bile- gazete ve dergicilik adına önemli mesafeler katettiğini görmekteyiz; ancak, buna rağmen, okuyucu kitlesi bakımından fazla mesafe alamadığımız da aşikârdır. Hâlâ en ciddi gazete ve dergiler çok az sayılarla ifade edilebilecek miktarlarda alıcı bulmaktadır.
   Ön plandaki dergiler esas alınarak yazılan edebiyat/basın tarihlerinde bilgilerin eksik kalması muhtemeldir. Sağlam ve doğru bir edebiyat tarihinin yazılabilmesi için, zirvelerin gölgesinde kalan dergilerin de değerlendirilmesi gereklidir.

 

Nis
4
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

RETORİKSEL ELEŞTİRİ / YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA

alt   RETORİKSEL ELEŞTİRİ
   David Goodwin / Çeviren: Yard. Doç. Dr. Yunus Ayata
   Retoriksel eleştiri n
e tek bir metottan ibarettir, ne de uygulayıcıları belli bir analiz ve yorum okulu oluştururlar. Belirgin bir şekilde yirminci yüzyıl Amerikan akademisinde geliştirilen Retoriksel eleştiri, tek bir genel faraziyenin birleştirdiği eleştirel yaklaşımların ve görüş açılarının bütününü ifade eder: yani konuşmacının bilinçli dil kullanımı veya diğer semboller, alıcının (okuyucu) tepkisi ve konuşmanın geçtiği ortam veya durumun hepsi insan düşüncesini, duygularını davranışlarını ve eylemlerini değiştirmede etkileşim içindedirler. Konuşucu/yazıcı, söylev (konuşma)/metin ve çevrenin (dinleyici ve okuyucu dahil) üçlü ilişkisi retoriksel eleştiriye müsait çeşitli yaklaşımları meydana getirir: yani bazısı öncelikli olarak söylev veya metin ve onun okuyucuyu takip etmedeki rolü, bazısı konuşmacının rolü, bazısı konuşma bağlamı, diğerleri sadece dinleyicinin kendisi üzerinde yoğunlaşır. Odaklaşmanın çeşitli ‘oranları’ veya birleşimleri karmaşık metotlar ve eleştirel hedefler bütününü oluştururlar.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot, Yandex Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 2 arama motoru, 6 ziyaretçi ile toplamda 8 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Kasım 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930