Kas
19
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ŞAİRİN SAHNEYE DÜŞEN GÖLGESİ / YRD.DOÇ.DR. OĞUZHAN KARABURGU

Türk edebiyatının en renkli mizaçlarından birine sahip olan Abdülhak Hâmid Tarhan, tamamen kendine özgü bir tiyatro faaliyeti gerçekleştirmiştir. Bu faaliyet, her bakımdan nevi şahsına münhasır ve orijinaldir. Seçilen tema ve konulardan yazılış şekillerine, dil ve üslûbundan anlatım tekniklerine kadar bu orijinallik kendisini gösterir. Abdülhak Hâmid tiyatrosu kendisinden öncekilerden pek bir şey almadığı gibi kendisinden sonrakilere de takip edilecek bir tiyatro ekolü bırakmaz.            

Abdülhak Hâmid, eski şiirin yıkılıp yeni şiirin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır. Bunun bir benzerini de tiyatro eserlerinde alegorik anlatımının arkasına gizlediği düşünceleriyle istibdadın yıkılmasını hızlandırarak yapmıştır, denilebilir. Kadın, eğitim, meşruti sistem, savaş karşıtlığı Abdülhak Hâmid’in hemen hemen bütün eserlerinde bir fikri sabit gibi ele aldığı konulardır. Tarih ise bütün cepheleriyle onun tiyatro eserlerinin arka planını oluşturur.          

Bu çalışmada Türk edebiyatının ‘Şâir-i Âzam’ı olan Abdülhak Hâmid’in yirmi dört tiyatro eseri incelenmiştir. Her biri diğerinden orijinal olan bu yirmi dört eser, aynı zamanda şairin sahneye düşen gölgesinin büyüklüğüne de şahitlik eder.

 

Ara
19
2011
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ABDÜLHAK HÂMİD TARHAN'IN TİYATRO ESERLERİNE YENİ BİR TASNİF TEKLİFİ / DR. OĞUZHAN KARABURGU

ABDÜLHAK HÂMİD TARHAN'IN TİYATRO ESERLERİNE YENİ BİR TASNİF TEKLİFİ

 DR. OĞUZHAN KARABURGU

 

- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

 

Nis
16
2010
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ATAÇ'IN TİYATRO YAZILARI / MÜBERRA BAĞCI TAYFUR

     Ataç, Türk edebiyatının, şüphesiz ki en ilginç şahsiyetlerindendir. Zekası, edebiyat eserlerini tanıması, iyi ile kötüyü ayırabilecek zevke sahip olması ve sözünü sakınmaması temel özelliklerindendir Ataç’ın gençlik yıllarında ve daha sonra da devam eden tutkusu tiyatro olmuştur. Hayli ilkel olan Türk tyatrosunu izlemiş, oynanan eserlerle ilgili değerlendirmeler yapmış, seyrettiği eserleri okumuştur da. Bu yazılar üzerinde kısa bir inceleme yapan Metin And dışında, onları bir araya getirme teşebbüsüne kimse kalkışmamıştır. Bunun sebeplerinden biri şüphesiz ki, çok dağınık olan gazete nüshalarına ulaşma güçlüğüdür. Dergah’taki arkadaşlarından Tanpınar, ölümü dolayısıyla yazdığı yazıda onu okumanın bir çeşit “tiryakilik” yarattığını işaret ederken bu tiryakiliğin dayandığı zemini belirtir ve Ataç’ın tok sözlülüğünün “çetin zevki”nden kaynaklandığını hatırlatır. Yahya Kemal onun parıltılı zekasının etkisini “bir yıdız”a benzetir.

     Ataç’ın tiyatro yazılarını derleyen Müberra Bağcı Tayfur önemli bir çalışma yapmıştır.

     DERGÂH YAYINLARI,2010,İSTANBUL

Şub
8
2010
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TURAN OFLAZOĞLU'NUN OYUNLARI / YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA

TURAN OFLAZOĞLU'NUN OYUNLARI / YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA    Tragedya yazarı olan ve trajik unsurun ortaya çıkması için en elverişli zemin olarak bireyin var olma çabasını iktidar mücadelesi şeklinde kurgulayan Turan Oflazoğlu'nun en önemli cephesi sloganik söylemlerden uzak durmak suretiyle sanattan taviz vermeden millî benliği yüceltme çabası olarak kendini gösterir. Yazar, millî benliğin yaratıcısı olarak toplumların geçmişlerini dolayısıyla tecrübelerini gördüğünden olsa gerek oyunlarının önemli bir kısmının konusunu Türk tarihinden almıştır. O, konusunu tarihten ve mitolojiden alan oyunları dışında köy hayatını ve soyut konuları ele aldığı eserlerinde de bireyin açmazları etrafında kan davası, toplumun kadın algısı, özgürlük, adalet, din ve dış göç gibi toplumsal meseleleri irdelemiştir. Oflazoğlu, tercihini çoğunlukla tragedya türünden yana kullanmasına rağmen komedi türünü de ihmal etmemiştir; ancak onun komedi türündeki oyunlarının güldürü sahnelerine dikkat edilecek olursa kara mizah yerine trajikomiğin yakalanmaya çalışıldığı görülür.

Kas
4
2009
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

NECİP FAZIL'IN "PÜF NOKTASI" ADLI ESERİ ÜZERİNE.../ YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA

NECİP FAZIL’IN “PÜF NOKTASI” ADLI ESERİ ÜZERİNE. . .
YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

Ekm
2
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

Prof.Dr.Metin And Vefat Etti!

alt     Tiyatro, sanat tarihi ve folklor alanlarında sayısız esere imza atan kültür tarihçisi Prof. Dr. Metin And, dün (1 Ekim 2008) 81 yaşında hayata veda etti. And için kimi 'Rönesans insanı', kimi 'kültür arkeoloğu', kimi de 'gökkuşağının sekizinci rengi' diyordu. Çünkü o, hiç kimsenin ele almadığı konulara ışık tutuyordu.
     İlerleyen yaşına rağmen hâlâ üretiyordu. Ankara'da kendi deyişiyle mezbeleye dönen evinde pek mutluydu. Neşesinden ve hayata bağlılığından hiçbir şey eksilmemişti. En çok da 80. yaş kutlaması için yapılan etkinlikler ve geçtiğimiz yıl TÜYAP'ın onur konuğu olması onu sevindirmiş, bir o kadar şaşırtmıştı. Bu durumu, "Bunca şair ve romancı varken benim onur yazarı seçilmem ilginç!" diye yorumlamıştı. Onun için kimi 'Rönesans insanı' , kimi 'kültür arkeoloğu', kimi de, 'gökkuşağının sekizinci rengi' diyordu. Kısacası Türk kültürüne katkısı çoktu. Sanat tarihi ve folklor araştırmalarına ilgi duyanların yakından tanıdığı Prof. Dr. Metin And, dün Ankara'da 81 yaşında hayata veda etti. And'ın cenazesi İstanbul'a getirilerek, yarın Teşvikiye Camii'nde kılınacak cuma namazının ardından toprağa verilecek. And'ın düzeltilmesi mümkün olmayan bir arşivi vardı. Öyle ki kitapların arasından onu seçmek zor olabiliyordu. Çok iyi not tutar. Sırası geldi mi çalıştığı konuyu kitaplaştırırdı. 'Aslında çok yoruldum' dese de en son 'Sihirbazların İzinde' ve 'İstanbul'un Çarşı Ressamları' adlı iki kitaba başlamıştı. Yayımladığı pek çok kitap çıkar çıkmaz tükeniyor ve hemen karaborsaya düşüyordu. Metin And, hayatının her dönemini ve yalnızlığı sevdiğini söylüyordu: "Mutlu bir insanım. Her zaman yalnızdım. Çok tanıdığım, dostum var; ama hep kendi hayallerimle yaşadım. Kafamda oluşturduğum şeyleri kitaba döküyorum, böyle mutlu oluyorum." Metin And, Sabri Koz'un deyişiyle eski kültürümüzün içinde dolaşan bir Evliya Çelebi'ydi.
     İstanbul'da doğan, yazı yaşamına edebiyat, opera ve bale eleştirmenliği yaparak başlayan, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde 30 yılı aşkın bir süre öğretim üyesi olarak çalışan Metin And, Türkiye'de karşılaştırmalı tiyatro araştırmalarının öncülerinden biriydi. Amerika, Japonya, Çin, Almanya gibi birçok ülkedeki üniversitelerde öğretim üyeliği yapan ve konferanslar veren And'ın bazıları yabancı dillerde olmak üzere 50 kadar kitabı, 1.500 kadar bilimsel inceleme ve eleştiri yazısı bulunuyor. Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü, Türkiye İş Bankası Bilimsel Araştırma Ödülü, Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü, İtalya Cumhurbaşkanı'nın "Şövalyelik" nişanı (1991), Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü (1998) gibi ödül ve nişanlar aldı.(Kaynak:Sanatalemi.net-M.Sabri Koz'un yazısından alınmıştır.)

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 4 ziyaretçi ile toplamda 5 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Eylül 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930