Nis
8
2010
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

POSTMODERNİZM KAVŞAĞINDA İNSAN YAHUT GEVŞEYEN “VİDA”LAR

     Modernite, insanı her şeyin ölçütü yapmakla, sonuçta “insan”ı, insan aklını ve dünyayı mutlaklaştırmıştır. Bilim ve teknolojinin imkânlarıyla sömürü bayrağını şehir şehir, ülke ülke, kıta kıta ulaşabildiği, erişebildiği her yere diken muhteris Avrupa, işte bu süreçte modern “birey”i yaratır.

     Dünyevî hırslarının kölesi olan Avrupa, gücünü ve hegomanyasını yedi düvele yayarken, bir taraftan gücün getirdiği iktidar duygusuyla doyumsuz bir haz yaşarken, diğer taraftan da ontolojik bir buhran içindedir. İnsanlığı kurtaracak tek kılavuzun ilim olduğuna inanan Avrupalı “birey”, bütün kutsallarını bir bir yakarken, Tanrı’nın tahtına da kendisi oturmuştur. Dünyayı ve dünyevi iktidarı mutlaklaştıran Batı, yaşadığı boşluğu/huzursuzluğu güvenlik ve sömürü alanlarını olabildiğince genişletmekte bulmuştur.

Modernite, insanı her şeyin ölçütü yapmakla, sonuçta “insan”ı, insan aklını ve dünyayı mutlaklaştırmıştır. Bilim ve teknolojinin imkânlarıyla sömürü bayrağını şehir şehir, ülke ülke, kıta kıta ulaşabildiği, erişebildiği her yere diken muhteris Avrupa, işte bu süreçte modern “birey”i yaratır.

     Dünyevî hırslarının kölesi olan Avrupa, gücünü ve hegomanyasını yedi düvele yayarken, bir taraftan gücün getirdiği iktidar duygusuyla doyumsuz bir haz yaşarken, diğer taraftan da ontolojik bir buhran içindedir. İnsanlığı kurtaracak tek kılavuzun ilim olduğuna inanan Avrupalı “birey”, bütün kutsallarını bir bir yakarken, Tanrı’nın tahtına da kendisi oturmuştur. Dünyayı ve dünyevi iktidarı mutlaklaştıran Batı, yaşadığı boşluğu/huzursuzluğu güvenlik ve sömürü alanlarını olabildiğince genişletmekte bulmuştur.

Tem
14
2009
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

1980 SONRASI TÜRK ROMANI SEMPOZYUM BİLDİRİLERİ KİTABI YAYIMLANDI

  27-28 Mart 2008 tarihinde Erciyes Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen "1980 Sonrası Türk Romanı Sempozyumu"nun Bildiri Kitabı yayımlandı.

alt- Mustafa Argunşah, Sunuş,9
- Hülya Argunşah,Açılış Konuşması,11
- Alpaslan,G.Gonca Gökalp,1980 Sonrası Türk Romanında Yeraltından Yükselen Sesler, 17
- Apaydın,Mustafa, Postmodernizmin Değeri Dışlayan 'Çoğulcu Estetik'i ve Bunun 1980 Sonrası Türk Romanına Yansımaları, 27
- Balcı,Yunus,1980 Sonrası Türk Romanında Bir Formasyon Olarak Deformasyon,37
- Baş,Selma-Taştan Zeki, Nazan Bekiroğlu'nun 'İsimle Ateş Arasında' Adlı Romaındaki Tasavvufi Yansımalar, 45
- Boynukara,Hasan, Şafak'ın 'Pinhan'ını Anlamak, 65
- Çelik, Yakup, İşgal Yılları İstanbul'u ve Ayşe Kulin'in Son Romanı 'Veda', 77
- Demir,Ayşe, Nazlı Eray ve Fantastik, 85
- Eliuz,Ülkü, Elif Şafak Anlatılarında Kadının Kimlik Sorgulaması, 95
- Eronat, Kamuran, Adalet Ağaoğlu'nun Romanlarında Kentli Kadın ve Problematik Konumu, 105
- Esen,Nüket, Orhan Pamuk Anlatısının Özellikleri, 115
- Gariper,Cafer- Küçükcoşkun,Yasemin, Edebiyatta Yenidenyazma ve Nazan Bekiroğlu'nun 'Yusuf ile Züleyha' Adlı Anlatısı, 121
- Issı,Ahmet Cüneyt, Adalet Ağaoğlu'nun 'Hayır'ı ya da Kuru Kabuklar Altına Yanan Bir Soba Kondurmak, 145
- Kara,Esra, Gerçek ile Kurmacanın Brilikteliği:Biyaografik Romanlar ve 'Başın Öne Eğilmesin', 157
- Karaburgu, Oğuzhan, Arayışın Postmodernist Anlatısı: 'Bin Hüzünlü Haz', 185
- Karaca, Alâattin, İhsan Oktay Anar'ın Romanlarında Din ve Tasavvuf (Suskunlar Örneğinde), 197
- Karaörs, Metin, 'Gülnar, 2BA Beden Beyin Akımı ve Göktanrı" Romanlarında Ortak Temalar ve Ülküler, 221
- Kefeli,Emel, Gerçek-Yanılsama-Düş Ekseninde Bir İç Savaş:'Kumral Ada Mavi Tuna', 237
- Narlı,Mehmet, Postmodern Roman ve Gerçekliğin Yitimi, 251
- Özkul,Murat, Küreselleşen Dünyada Postmodernizm ve Türk Romanı, 263
- Sağlık, Şaban, Popüler Romanın Siyasallaşması: 'Şu Çılgın Türkler', 275
- Sarıçiçek, Mümtaz, 'Schrödinger'in Kedisi'nde Yabancılaşma, 313
- Şahin, İbrahim, Bindokuzyüzseksen:Edebiyatın Liberal Süreci, 321
- Tekin, Mehmet, Attila İlhan'ın 'Allahın Süngüleri' Romanında Kurmaca Sorunu, 329
- Törenek, Mehmet, 1990'lı Yıllarda Türk Romanı, 341
- Ünser, Halil İbrahim, Türk Edebiyatında Siyasi Gelecek Kurguları ve 'Schrödinger'in Kedisi', 357
- Yeşilyurt, Şamil, Yeni Tarihselcilik Açısından İhsan Oktay Anar, 367
- Yıldız, Alpay Doğan, Roman Bahsinde Farklı Bi Sayfa:'Kırık Deniz Kabukları' Örneğinde 1990'larda Selim İleri Romancılığı, 381
- 1980 Sonrası Türk Romanı Sempozyum Katılımcıları, 397.

  Erciye Ünv. Yayınları, Kayseri 2009, 398s.

Nis
3
2009
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

FEHMİ K’NIN ACAYİP SERÜVENLERİ’NDE POSTMODERN İZLER /ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU

FEHMİ K’NIN ACAYİP SERÜVENLERİ’NDE POSTMODERN İZLER
ARŞ. GÖR.  OĞUZHAN KARABURGU
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

 

Ock
28
2009
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ARAYIŞIN POSTMODERNİST ANLATISI: BİN HÜZÜNLÜ HAZ / ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU


ARAYIŞIN POSTMODERNİST ANLATISI: BİN HÜZÜNLÜ HAZ
ARŞ. GÖR.  OĞUZHAN KARABURGU
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

 

 

Ekm
2
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

POSTMODERN ANLATILARDA ZAMAN / ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU

alt      Destandan günümüz romanına kadar zaman algısı ve kullanımı farklılık gösterir. Destan ve türevi eserlerde adeta bir zorunluluğun ifadesiymiş gibi önemi göz ardı edilerek blok halinde verilen zaman, romanda önemli bir yer işgal eder. Kronolojik sıralamadan, iç-içe geçmiş, sırası değiştirilmiş, hatta üst üste bindirilmiş zaman kullanımları romanın yüzyıllarca devam eden serüveni içerisinde kendine yer bulur. Klasik romanlardan postmodern anlatılara değin zamanın kullanımının değişen suretleri temelde toplumcu, cemaatçi anlayıştan bireyci anlayışa doğru bir değişim süreci yaşar.

Nis
26
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

SUSKUNLAR’IN SIKI ÖRGÜSÜ/DOÇ. DR. ALÂATTİN KARACA

alt   Suskunlar(2007), İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası ve Amat’tan sonraki üçüncü romanı. Yazarın diğer yapıtları gibi ‘sıkı bir metin’ bu da. Sıkı örgü, romanın tüm yapısında; yani anlatımında, kurgu tekniğinde ve metinlerarası ilişkilerde göze çarpıyor. O nedenle, kolay kavranabilen bir yapıt değil. İlmekler çok ve sıkı; metinde dinsel, tarihsel, tasavvufî olay ve kişilere yoğun göndermeler var. Romanı kavramak için bu ilmekleri çözmek, derin yapıdaki anlama ulaşmak gerek. Ancak bu kolay değil; çünkü Anar, romanlarını din, tarih, tasavvuf, felsefe; hatta mitoloji bilgisiyle sıkıca örüyor. Suskunlar’da da durum aşağı yukarı aynı. Kısacası, yazarın diğer romanları gibi, Suskunlar da, okurundan özel bir çaba, belli bir birikim, bilgi; hatta araştırma istiyor. O hâlde yapılması gereken açık: Bu sıkı örgüyü, çözmeye çalışmak; metinlerarası ilişkileri, dinsel, tarihsel ya da tasavvufî göndermeleri saptayarak metnin derin/metaforik yapısına inmek. Ancak başta da belirtildiği  gibi Suskunlar yalnızca öz bakımından değil, anlatım ve kurgulama tekniği bakımından da sıkı. O nedenle metni çözümleyebilmek için ilkin romanın girift olay örgüsü ve anlatım tekniği üzerinde durmakta yarar var.

Nis
24
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

İHSAN OKTAY ANAR’IN PUSLU KITALAR ATLASI ADLI ROMANININ OLAY ÖRGÜSÜ, FANTASTİK ÖZELLİKLER VE TEMA BAKIMINDAN İNCELENMESİ / DOÇ. DR. ALÂATTİN KARACA

alt   Puslu Kıtalar Atlası (1995), İhsan Oktay Anar’ın ilk romanıdır. Roman, çerçeve öykü yöntemiyle yazılmış olması, fantastik özellikleri, tarihî atmosferi, hayata ve bilmeye ilişkin felsefî temasıyla dikkati çeker. Bu makalede söz konusu roman, olay örgüsü, fantastik özellikleri, ve teması bakımından incelenmekte, ayrıca yapıtın geleneksel Doğu anlatılarıyla benzeşen yönleri saptanmaya çalışılmaktadır.

Nis
8
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TARİHÎ ROMANDA POST-MODERN ARAYIŞLAR / PROF.DR. HÜLYA ARGUNŞAH

alt   Roman, gerçek hayatta meydana gelmiş ya da gelebilecek hadiselerin yazarın fikrî dünyası, birikimleri, hatta psikolojisi doğrultusunda yaptığı seçimlerle, yeniden kurgulayarak oluşturduğu gerçek hayatın benzeri, ama yeni bir bütündür. Tarihî roman ise, tarihî malzemeye dayanan yani başlangıç ve sonucu mazi denilen zaman içerisinde gerçekleşmiş olanın anlatımını üstlenmiş romandır. Yaratıcılık noktasında sanatın bir kolu olan edebiyatın bütününde olduğu gibi romanda da yaratma ve yeniden inşa sayesinde mevcut malzeme, algılar ve algıları yönlendiren etkenler sayesinde değişerek yeniden kurgulanır, yeni bir bütün oluşturulur. Romanın dünyasında özellikle tarih ve tarihîlik söz konusu edildiğinde de unutulmaması gereken bu defa tarihî gerçekliğin kurgusal bir gerçeklikle değiştirildiğidir. Tarihî malzemeyi kullanan yazarlar tespit edilebilmiş bir tarihî gerçeklikten hareket ederler. Fakat tarih biliminin verilerine bağlı kalmak zorunda değildirler. Yazar, romanın bu türünde geçmişte insan toplulukları açısından önemli olan yaşanmış bir zamanı canlandırır ve tarihî kaynakların bile açıklayamadığı birtakım boşlukları olması muhtemel şekliyle muhayyilesinin yardımıyla doldurur. Böylece tarihî kaynakların naklettiğinden, tarihçinin tespit ettiğinden başka bir bütüne ulaşılır. Romanda, tarih bilimi için önemli olan vak'anın yanına insan ve insanın boyutları ilâve edilmiştir. Aslında bu yorumlanmış tarihtir.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 2 ziyaretçi ile toplamda 3 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Kasım 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930