19
2011
ABDÜLHAK HÂMİD TARHAN'IN TİYATRO ESERLERİNE YENİ BİR TASNİF TEKLİFİ / DR. OĞUZHAN KARABURGU
ABDÜLHAK HÂMİD TARHAN'IN TİYATRO ESERLERİNE YENİ BİR TASNİF TEKLİFİ
DR. OĞUZHAN KARABURGU
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –
5
2010
KÜRK MANTOLU MADONNA ÜZERİNE. . ./ ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan romanları düşünüldüğünde Kürk Mantolu Madonna’nın önceki iki romanından farklı bir çizgide olduğu görülür. Sipariş üzerine yazılmış olması ve siparişi verenin yönlendirmesi elbette Kürk Mantolu Madonna’yı siyasetten, sosyal konulardan uzak, daha çok aşk merkezli bir roman hâline getirmiştir. Fakat Sabahattin Ali’ye has sıcak, samimi ve güzel Türkçe bu romanda da devam etmiş ve ortaya zevkle okunan bir roman çıkmıştır.
4
2009
ROMAN DİLİ ÜZERİNE BAZI DİKKATLER.../ ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
ROMAN DİLİ ÜZERİNE BAZI DİKKATLER. . .
ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –
3
2009
FEHMİ K’NIN ACAYİP SERÜVENLERİ’NDE POSTMODERN İZLER /ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
FEHMİ K’NIN ACAYİP SERÜVENLERİ’NDE POSTMODERN İZLER
ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –
28
2009
ARAYIŞIN POSTMODERNİST ANLATISI: BİN HÜZÜNLÜ HAZ / ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
ARAYIŞIN POSTMODERNİST ANLATISI: BİN HÜZÜNLÜ HAZ
ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –
2
2008
POSTMODERN ANLATILARDA ZAMAN / ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
Destandan günümüz romanına kadar zaman algısı ve kullanımı farklılık gösterir. Destan ve türevi eserlerde adeta bir zorunluluğun ifadesiymiş gibi önemi göz ardı edilerek blok halinde verilen zaman, romanda önemli bir yer işgal eder. Kronolojik sıralamadan, iç-içe geçmiş, sırası değiştirilmiş, hatta üst üste bindirilmiş zaman kullanımları romanın yüzyıllarca devam eden serüveni içerisinde kendine yer bulur. Klasik romanlardan postmodern anlatılara değin zamanın kullanımının değişen suretleri temelde toplumcu, cemaatçi anlayıştan bireyci anlayışa doğru bir değişim süreci yaşar.5
2007
BİR KÜLLİYAT NEŞRİ VE ÖMER SEYFETTİN MÜJDESİ/ ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
Türk hikâyesi ve hikâyeciliği denilince ilk akla gelen isimlerden biri belki de birincisi Ömer Seyfettin’dir. Kısa süren hayatıyla kıyaslanamayacak kadar çok eser veren Ömer Seyfettin Türk hikâyeciliğinin yüz akı ve gururudur. Zira o keskin zekâsı, ince ironisi, kıvrak kalemi ile Türk edebiyatına müstesna eserler kazandırmış biridir. Saydığımız kabiliyetine oranla maalesef Ömer Seyfettin hakkında yeterince çalışmalar yapılmamış, onun eserleri Türk gençlerine bir külliyat halinde, mütekâmil bir surette sunulmamıştır.
20
2007
ŞÂİR VE ŞÂİR NEDİM MECMUALARI ARASINDA BİR HECE-ARUZ TARTIŞMASI/ Arş.Gör.Oğuzhan Karaburgu
Tanzimat’tan beri süregelen hece-aruz tartışmalarının bir halkasını da Mütareke ve Millî Mücadele yıllarında cereyan eden hece-aruz münâkaşası oluşturur. Bu dönemdeki hece-aruz tartışmaları epeyce şiddetli raddelere varmış hece-aruz kutuplaşması oluşmuş, hatta sırf bu amaca yönelik dergiler çıkarılmıştır. Şâir ve Şâir Nedim bu tür mecmualardandır. Bu iki mecmua birer yıl arayla yayın hayatına atılırlar. Yusuf Ziya’nın çıkardığı Şâir , 12 Kânun-ı evvel 1918 yılında yayınlanmaya başlar ve yayın hayatını 20 Mart 1919 yılında 15. sayısıyla noktalar. Şâir Nedim ise Halit Fahri Ozansoy tarafından 16 Kânun-ı sâni 1335/ 29 Ocak 1919 yılında yayınlanmaya başlar ve 18 sayı çıktıktan sonra yayın hayatını 5 Haziran 1335 yılında tamamlar. Görüleceği üzere bu iki mecmua da daha sonra isimleri hecenin beş şairi arasında yer alan kişiler tarafından çıkarılır.
20
2007
“İKAROS’UN YENİ YÜZÜ CAHİT SITKI TARANCI”/ Arş.Gör.Oğuzhan Karaburgu
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biri olan Cahit Sıtkı Tarancı, kendisine has şiir dili ve dünyası ile edebiyat tarihimizde mühim bir yer işgal eder. O şiire bir ihtiras halinde sarılmış, şiir yazmaya başladığı lise yıllarından ölümüne kadar “şâir” vasfına sadık kalmıştır. Sırf bu sebepten yazmış olduğu hikâyelerin dergi ve gazete sayfalarında kalmasına rıza göstermiştir. Şâir dostu Ziya Osman Saba’ya yazdığı bir mektubunda, “şiir kıskanç bir sevgilidir. Onun üstüne gül koklanmaz, yar sevilmez” der.
Cumhuriyet dönemi Türk şiirimizin bu kıymetli şâiri hakkında Ramazan Korkmaz tarafından “İkaros’un Yeni Yüzü Cahit Sıtkı Tarancı” ismini taşıyan bir kitap yayımlandı. Akçağ yayınları arasından çıkan bu çalışma Cahit Sıtkı Tarancı hakkında akademik ölçüde yazılan tek eser olma özelliğine de sahiptir. Herhalde Türk edebiyatında Cahit Sıtkı Tarancı kadar şanslı başka bir isim yoktur. Zira çok az yazar ve şâirimize nasip olmuş bir inceleme bolluğuna sahiptir. On kadar kitap ve sayısı epeyce bir yekun tutan makale ve tez, onun farklı cephelerini, şiirini, şâirliğini ve eserlerini anlatmaya ve aydınlatmaya hasredilmiştir.
Üye Paneli
Reklam
Kİmler Çeviİrİmİçİ
Ziyaretçiler: 11
Yok

Yazar: