İstanbul'da bir kahvehanenin tavanında, tersten işlenmiş bir şiir varmış. Müşteriler, boyunlarını yukarı kaldırır; ancak bir türlü yukarıdaki ters yazılmış bilmeceyi okuyamaz, çözemezlermiş. Ve kimsenin aklına, bir ayna tutup da okumak gelmezmiş tavandaki bilmeceyi. Oysa diyor Ayhan; "... ele bir ayna alınsa, tersinden olan şeyleri ayna doğrultur. (...) Ama kimse, Yunanca adlı bir ülkede zihnine almaz bir ayna!" Şair, bunu kendi şiirleri için söylüyor aslında. Şiirlerini ters, anlaşılmaz, kapalı bulanlara yanıt veriyor böylece. Gerçekten de onun şiirleri, alışılmış algılama tarzına, alışılmış poetik mantığa ve şiir diline ters bir şiir; sıkı bir şiir yani. Kendini kolayca ele vermiyor. Bunun ilk nedeni, kuşkusuz ters dili; ikinci nedeniyse, sıkı örülmüş olması.

.:: Duyuru ::.


