YENİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT'TAN CUMHURİYET'E (1839-1923) : Yeni Türk Edebiyatı Tanzimat'tan Cumhuriyet'e İnci Enginün'ün daha önce yayınlanan Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatıadlı kitabıyla birlikte 19. ve 20. yüzyıl edebiyatına toplu bir bakıştır. Bu edebiyat tarihinde ağırlık herşeyden önce eserlere verilmiş, dönemin ve yazarların özelliklerine ancak eserler gerektirdiği takdirde temas edilmiştir. Yeni Türk Edebiyatı 19. ve 20. yüzyılların bütün karışıklığını yansıtır. Hayatın her alanında görülen güçlü geleneğine sahip eski ile henüz geleneklerini oluşturmamış yeninin çatışmaları veya bir arada birbirinden ayrı yaşamalarını bu dönemin özellikle romanından öğrenmek mümkündür. Saf edebiyat denemeyecek, bazen öğretici, bazen ahlakçı, bazen de sadece edebiyat kaygılarıyla hareket eden yazarların ortaya koyduğu eserlerin pek çoğu hâlâ araştırıcıları beklemektedir. İnci Enginün bu kitabında gazetenin edebiyat üzerindeki etkisini göstermeyi amaçladığı gibi türleri de kendi içinde müstakil olarak ele almıştır: Nesir, roman ve hikâye, şiir, tiyatro ve tenkit. En büyük çatışmanın güçlü geleneği dolayısıyla şiir alanında yaşandığı edebiyat dünyasında uzunca bir gezintiyi andıran kitapta, çok iyi tanınan yazarların gibi, bu tür incelemeye ilk defa girenler de bulunuyor.
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI : Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı hemen hemen seksen yıllık bir dönemi içine alan zengin bir edebiyattır. Bir ders kitabı olarak da algılanabilecek eser esasen türlere göre düzenlenmiştir. Bununla birlikte şahıslara gereken yer ve önem verilmiştir. Prof. Dr. İnci Enginün'ün eserdeki yorum ve hükümleri hem akademik çevreler, hem üniversiteler kadar umumi okuyucu için de ufuk açıcı mahiyettedir.

.:: Duyuru ::.



Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biri olan Cahit Sıtkı Tarancı, kendisine has şiir dili ve dünyası ile edebiyat tarihimizde mühim bir yer işgal eder. O şiire bir ihtiras halinde sarılmış, şiir yazmaya başladığı lise yıllarından ölümüne kadar “şâir” vasfına sadık kalmıştır. Sırf bu sebepten yazmış olduğu hikâyelerin dergi ve gazete sayfalarında kalmasına rıza göstermiştir. Şâir dostu Ziya Osman Saba’ya yazdığı bir mektubunda, “şiir kıskanç bir sevgilidir. Onun üstüne gül koklanmaz, yar sevilmez” der.