Mrt
20
2010
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

GÜNAHIN ÇAĞRISI: BİR İNTİHAL HÂDİSESİ / YARD.DOÇ.DR. CAFER GARİPER

   Bilim ve sanat alanında intihal yaygın bir şekilde karşımıza çıkmakta, bilim ve sanat hayatının gittikçe kirlenmesine yol açmaktadır. İşin daha vahim tarafı, üniversiteler de dâhil olmak üzere, ilgili kurum ve kuruluşların, yayın organlarının, yetkili kişilerin konuya duyarsız kalması, intihale karşı gerekli tedbiri almaktan uzak bulunmasıdır. Böyle bir ortamda intihalin ileri seviyede artış göstermesi kaçınılmaz olmaktadır. Bu tür problemlerle sık sık karşılaşan biri olarak burada intihal kavramı üzerinde durduktan sonra mensur şiir üzerine yazdığımız bir makaleden yapılan intihali konu edinmek istiyoruz.

     Biz burada şair sıfatını taşıyan Sayın Ali Emre’nin Hece dergisinin Aralık 2006 tarihli 120. sayısında yayımlanan “Düzyazı-Şiirin, Bir Sorun ya da Bir İmkân Olarak Şiir Alanına Sokuluşu” başlıklı yazısını konu edinmek istiyoruz. Sayın Emre’nin bu yazısı tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi’nin 2006 tarihli 4. cildi, 7. sayısında (s. 361-409) yayımlanan "Türk Edebiyatında Mensur Şiir Literatürü" başlıklı yazımızdan geniş ölçüde yapılan intihal durumundadır. Sayın Ali Emre, aynı yıl içerisinde yayımlanan yukarıda adı geçen yazısında söz konusu yazımızdan sayısı yüze yaklaşan cümleyi bir iki kelime değişikliği, kısaltma ve özetleme tekniği ile aktarma yoluna gitmiş, fakat, yararlandığı kaynağı dipnot şeklinde bir kere bile gösterme ihtiyacı duymamıştır. Yalnızca yazısının “Kaynakça” kısmında intihalde bulunduğu yazımızın aslının yayımlandığı derginin,“Yeni Türk Edebiyatı I, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, Cilt 4, Sayı 7, İstanbul 2006” şeklinde adına cilt, sayı, yıl belirterek yer vermiştir. Burada da makalesinden intihalde bulunulan yazarın adına ve yazısının başlığına rastlanmamaktadır.

Mrt
16
2010
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

MODERN/POSTMODERN ZAMANLARDA BİR İNTİHÂL ÖRNEĞİ / NECATİ TONGA

       Modernizm ve Postmodernizm hakkında Türkiye’deki en kapsamlı çalışmaydı elimde tuttuğum. Derginin sayfalarını heyecanla çevirmeye başladığımda Ali Emre tarafından kaleme alınan Gelenekçilik ve Modernlik Tartışmalarında Sentez Arayışları ve Sezai Karakoç Örnekliği” adlı yazı özel olarak dikkatimi çekti. Gerek Sezai Karakoç’a, gerekse gelenek tartışmalarına olan özel ilgim nedeniyle pek çok yazıyı es geçip Ali Emre’nin yazısını merakla okumaya başladım.

        Fakat daha ilk paragraflardan başlamak üzere okuduğum yazıda tanıdık, çok tanıdık ifadeler dikkatimi çekti. Kelimeler, cümleler, bağlaçlar, fiiller, cümle kuruş tarzı, dil ve üslûp ne kadar da benim daha önce yazdığım bir yazıyı andırıyordu.

Hayra yormaya çalıştım ilkin, ilk cümleleri okurken. Vakit epey ilerlemişti. Uykusuzluğuma verdim. Okumaya devam ettikten sonra fark ettim ki bu yazının özellikle gelenek tartışmalarını ele alan ilk bölümü, benim daha önce Turkishstudies(Türkoloji Araştırmaları) adlı Uluslararası hakemli dergide yayınladığım “Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Divan Şiiri Tartışmaları ve Gelenekten Faydalanma”   adlı yazımdan intihaldi. Ali Emre, benim 2007 sonbaharında yayınladığım yazımdan toplam 19 paragrafı(bu yaklaşık dört sayfa ediyor) kendi yazısına aynen aktarmıştı. Gözlerim hemen dipnot aradı ama yazıda hiç dipnot yoktu.

        Aradan epey bir süre geçtikten sonra bu yazıyı, Türk edebiyatında benzer örneklerin bir daha olmaması için yazıyorum. Bir örnek teşkil etsin ve ilmî çalışmalara saygı gösterilsin diye kaleme alıyorum bu satırları.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 5 ziyaretçi ile toplamda 6 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Kasım 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930