Eyl
7
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ELİF ŞAFAK’IN SİYAH SÜT ROMANINDA EŞİKTE, ÂRAFTA KALMA İZLEĞİ / DOÇ.DR. ALÂATTİN KARACA

alt

            Siyah Süt (Doğan Kitap, 2007), Elif Şafak’ın son romanı. Yapıtın başında da ifade edildiği gibi yazarın kendi yaşamından bir dönemi konu ediniyor; yani otobiyografik bir roman. Şafak, her ne denli, kitabın “Okuma Yöntemi” başlıklı bölümünde kadınların ‘loğusalık dönemi’nde yaşadıkları bunalımı ele aldığını söylese de (s. 17), Siyah Süt’ün dramatik gerilimi, bir kadın-yazarın evlilik ve annelik sürecinde, kadın olmakla yazar olmak arasında yaşadığı ikilem, bocalama ve gel-gitler üzerine kurulmuş. Dolayısıyla roman, kadınlık; hatta annelik ile yazarlık arasında seçim yapmaya çalışan bir kadın-yazarın yazamama korkusunu; kısaca yine ‘âraf’ta kalmış bir insanı anlatıyor. Yeri gelmişken anımsayalım; kültürel, düşünsel; hatta cinsel bakımdan parçalanmış, eşikte kalmış insanların arayışı, Şafak’ın çoğu romanının ana sorunsalıdır (Örneğin Pinhan’daki gibi erkek ya da kadın olmak arasında ya da Âraf’taki gibi farklı kültürler arasında). Yazar, Siyah Süt’te farklı bir öyküyle yine bu izleği sürdürüyor.

Nis
26
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

SUSKUNLAR’IN SIKI ÖRGÜSÜ/DOÇ. DR. ALÂATTİN KARACA

alt   Suskunlar(2007), İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası ve Amat’tan sonraki üçüncü romanı. Yazarın diğer yapıtları gibi ‘sıkı bir metin’ bu da. Sıkı örgü, romanın tüm yapısında; yani anlatımında, kurgu tekniğinde ve metinlerarası ilişkilerde göze çarpıyor. O nedenle, kolay kavranabilen bir yapıt değil. İlmekler çok ve sıkı; metinde dinsel, tarihsel, tasavvufî olay ve kişilere yoğun göndermeler var. Romanı kavramak için bu ilmekleri çözmek, derin yapıdaki anlama ulaşmak gerek. Ancak bu kolay değil; çünkü Anar, romanlarını din, tarih, tasavvuf, felsefe; hatta mitoloji bilgisiyle sıkıca örüyor. Suskunlar’da da durum aşağı yukarı aynı. Kısacası, yazarın diğer romanları gibi, Suskunlar da, okurundan özel bir çaba, belli bir birikim, bilgi; hatta araştırma istiyor. O hâlde yapılması gereken açık: Bu sıkı örgüyü, çözmeye çalışmak; metinlerarası ilişkileri, dinsel, tarihsel ya da tasavvufî göndermeleri saptayarak metnin derin/metaforik yapısına inmek. Ancak başta da belirtildiği  gibi Suskunlar yalnızca öz bakımından değil, anlatım ve kurgulama tekniği bakımından da sıkı. O nedenle metni çözümleyebilmek için ilkin romanın girift olay örgüsü ve anlatım tekniği üzerinde durmakta yarar var.

Nis
24
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

İHSAN OKTAY ANAR’IN PUSLU KITALAR ATLASI ADLI ROMANININ OLAY ÖRGÜSÜ, FANTASTİK ÖZELLİKLER VE TEMA BAKIMINDAN İNCELENMESİ / DOÇ. DR. ALÂATTİN KARACA

alt   Puslu Kıtalar Atlası (1995), İhsan Oktay Anar’ın ilk romanıdır. Roman, çerçeve öykü yöntemiyle yazılmış olması, fantastik özellikleri, tarihî atmosferi, hayata ve bilmeye ilişkin felsefî temasıyla dikkati çeker. Bu makalede söz konusu roman, olay örgüsü, fantastik özellikleri, ve teması bakımından incelenmekte, ayrıca yapıtın geleneksel Doğu anlatılarıyla benzeşen yönleri saptanmaya çalışılmaktadır.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...