27
2008
RUHUMU ÖPMEYİ UNUTTUN/ HÜLYA SOYŞEKERCİ
İnci Aral, yeni öykü kitabı Ruhumu Öpmeyi Unuttun’da, gizemli, insanı ürperten ölüm gerçeğinin kapılarını, yaratıcı düş gücüyle aralıyor. Ölüm, yüzyıllar boyunca, yazınsal yapıtların ölümsüzlüğünde derinleşen, yazıldıkça gizemi çoğalan, insan ve edebiyat var olduğunca tükenmeyecek bir kavram. İnsanın varoluşunun bilinmeze evrilmesinin, zamanda yitikliğinin ve dönüşümlerinin başka bir adı olan ölüm, edebiyatın içinde, kendini kendi varlığından doğuran bir kaynak durumunda. 24
2008
ÖMER SEYFETTİN’İN HİKÂYELERİNDE GİRİŞLER VE BİTİŞLER / PROF. DR. HASAN BOYNUKARA
Bu bildiride, Ömer Seyfettin’in öykülerinde giriş ve bitişler ele alındı. Bir öykünün başarısının değerlendirilmesinde başvurulan ölçütler arasında giriş ve bitişler belirleyici bir niteliğe sahiptirler. Giriş, öyküde gelişecek olay ya da olayların hazırlanması aşamasıdır ve okuyucuya çıkarılmış bir daveti olarak kabul edilebilir. Gereksiz ayrıntılardan uzak, amaca kilitlenmiş bir giriş, okuyucunun hikayeyi okumaya devam edip etmemesinde önemli bir etkendir. Yazarın öykülerinde genel olarak iki tip giriş olduğu saptandı; geleneksel öykü formunda karşılaşılan, açıklama ve tasvirlerle başlayan girişler ve in media res denilen, hikâyeni ortadan başlatıldığı girişler. Çalışmada başarılı ve başarısız girişlere örnekler verildi.20
2007
TAHSİN YÜCEL’İN ÖYKÜLERİNDE İNSANI SONSUZA TAŞIYAN KAPI/ ÖLÜM TEMİ/ ARŞ. GÖR. VEYSEL ŞAHİN
Sanat, insanın kendini yeniden yarattığı farklı bir iklimdir. Tahsin Yücel, öykülerinde kendi mizacına göre yarattığı bu farklı iklimleri okuyucunun kulağına farklı bir şekilde fısıldar. Öykülerinde ölümü büyük bir değişim ve dönüşümün tetikleyicisi olarak gören Yücel, insanı ölümle diriltir. Yazara göre ölümle diriliş, insanı farklı şekillerde zamana yenilgiden kurtarmadır.
İnsan, varlık ile yokluk arasında kendini aşan bir canlıdır. İnsanın bu yönü, onu diğer varlıklardan ayırarak, onun ölümün ötesine geçmesine sağlar. Çamuroğlu “İnsan varlık ile yokluk arasında bir salınıma giriyor.” (Çamuroğlu, 1992: 62) diyerek, insanın, varlığını yokluğa çekmesinin arkasındaki sebepleri ortaya koyar.
İnsanın ölümle yüzleşmesi, insanın doğumu ile başlar. Doğum, ölümle buluşmanın başlangıcını ifade eder. Dünyaya ölmek üzere gelen insanoğlu, ölümü acı bir çığlık olarak anımsar. Bunun nedeni, ölümün insanları oturduğu yerden alarak, başka yere, başka bir boyuta taşımasıdır. Kişi kendi varlığını, dünyada ebedîleştirmek için ölümle durmadan savaşır. Fakat ölüm, insanın yaşayacağı kaçınılmaz gerçektir.
Üye Paneli
Reklam
Kİmler Çeviİrİmİçİ
Ziyaretçiler: 9
Yok

Yazar: