Ekm
24
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ÖMER SEYFETTİN'İN "BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT" ADLI ÖYKÜSÜNDE KENDİLİK BİLİNCİ / ARŞ. GÖR. VEYSEL ŞAHİN

alt     İnsan, kendi kurduğu değerlerle yaşayan canlı bir varlıktır. Bu değerler, insanı kendilik yolunda ayakta tutar. Birey ve millet, varlığını kendilik bilincini oluşturduğu sürece ebedi kılar. Ömer Seyfettin de öyküsünde bireyin veya toplumun kendini var etmek için dönüştüğü geleneksel değerleri yeniden canlandırmayı amaçlar. Özellikle bireyin veya milletin yaşamsal değerlerini zamanın elinden kurtararak, milletin millî hafızasını, geleneksel değerler içinde kişi, zaman ve mekân düzleminde inşa etmeye çalışır.
     Çalışmamızda Ömer Seyfettin'in "Başını Vermeyen Şehit adlı öyküsünü kendilik bilinci ekseni etrafında incelemeye çalıştık.

Eyl
30
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ÖMER SEYFETTİN'İN ÖYKÜLERİNDE ALAY VE İRONİ / ERCAN KÖKSAL

alt     Türkçede "gülmece, söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme" manasında kullanılan ironi eski Yunancada "eironeia", söylenenin tam tersinin kastedildiği ifade şeklinde tanımlanmıştır. İroni; dramatik ironi, trajik ironi, söz ironisi, romantik ironi, pratik ironi ve diyalektik ironi olmak üzere kendi içinde de çeşitlendirilmiştir. İroninin alaydan farkı ise; alayın, ses tonu, söz, davranış vb. yollarla biriyle, bir şeyle eğlenme, küçümseme şeklinde yapılmasıdır. Yazınsal türlerde alay ise, içinde bulunulan çarpık bir duruma karşı söylenecek eleştirinin direk olarak dışavurumu şeklinde gerçekleşmesidir.

Nis
24
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ÖMER SEYFETTİN’İN HİKÂYELERİNDE GİRİŞLER VE BİTİŞLER / PROF. DR. HASAN BOYNUKARA

alt   Bu bildiride, Ömer Seyfettin’in öykülerinde giriş ve bitişler ele alındı. Bir öykünün başarısının değerlendirilmesinde başvurulan ölçütler arasında giriş ve bitişler belirleyici bir niteliğe sahiptirler. Giriş, öyküde gelişecek olay ya da olayların hazırlanması aşamasıdır ve okuyucuya çıkarılmış bir daveti olarak kabul edilebilir. Gereksiz ayrıntılardan uzak, amaca kilitlenmiş bir giriş, okuyucunun hikayeyi okumaya devam edip etmemesinde önemli bir etkendir. Yazarın öykülerinde genel olarak iki tip giriş olduğu saptandı; geleneksel öykü formunda karşılaşılan, açıklama ve tasvirlerle başlayan girişler ve in media res denilen, hikâyeni ortadan başlatıldığı girişler. Çalışmada başarılı ve başarısız girişlere örnekler verildi.
   Benzer biçimde bitişler üzerinde duruldu. Bitişler okuyucu açısından en önemli bölümü oluştururlar. Hatta bazı durumlarda hikâyenin başarısı, bitişindeki ustalığa bağlıdır. Olayların aydınlatıldığı, çatışmanın bir karara bağlandığı bölümdür. Yazarın öykülerinde üç tip bitiş saptandı. Şaşırtıcı bitişler (surprise ending), açık uçlu ve kapalı uçlu. En çok rastlanan bitişleri kapalı uçlu olanlardır. Yazar bazen epiloglar da kullanır. Sayıları az da olsa açık uçlu öykülerinin daha başarılı olduğu tespit edildi. Çalışmada her üç bitişe de örnekler verildi.

Ağu
5
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

BİR KÜLLİYAT NEŞRİ VE ÖMER SEYFETTİN MÜJDESİ/ ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU

Türk hikâyesi ve hikâyeciliği denilince ilk akla gelen isimlerden biri belki de birincisi Ömer Seyfettin’dir. Kısa süren hayatıyla kıyaslanamayacak kadar çok eser veren Ömer Seyfettin Türk hikâyeciliğinin yüz akı ve gururudur. Zira o keskin zekâsı, ince ironisi, kıvrak kalemi ile Türk edebiyatına müstesna eserler kazandırmış biridir. Saydığımız kabiliyetine oranla maalesef Ömer Seyfettin hakkında yeterince çalışmalar yapılmamış, onun eserleri Türk gençlerine bir külliyat halinde, mütekâmil bir surette sunulmamıştır.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...