Ara
5
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

DERGİ: K İ T A P L I K, ARALIK 2007, SAYI:111

(Tarihsel Roman Dosyası)

EDİTÖR'DEN
RÜZGÂR GÜLÜ

Gültekin Emre, Tuncer Erdem, İlhan Durusel, Turgut Yüksel
ŞİİR
Ali Püsküllüoğlu - Ah, Hem de Şimdi
Süreyya Berfe – Sayma, Tünesin, Aklımı
Hüseyin Peker - İçi Boş Bir Tabut
Mehmet Mümtaz Tuzcu - Beyitler
Oya Uysal - Başı Önünde Bir Sokak
Necmi Zekâ - İffet çok iş çok konuşma ya da ertesi gece ertesi gün sendromu, hep serbest bırakılan zan
Ali Asker Barut - Bir Masaldan Doğurdum Seni
Bedirhan Toprak - dil der dil’e dil bir
Yücel Kayıran - zâhid
Bâki Ayhan T. - virüs
Yusuf Alper - Döküm
Serkan Işın - dünyanın en güzel dört dizesi
Soner Demirbaş - budala
Kübra Parmaksızoğlu - yüz
Cengiz Şenol - kör ezberi
Serkan Işın - gök dibekleri
SÖYLEŞİ
Sibel K. Türker - “Yazarın ömründen ve emeğinden başka sermayesi yok”
ÖYKÜ / DENEME
Adnan Binyazar - Nevriye
Dinçer Sezgin - Yeni Bir Zamanı Dikiyordu
İlyaz Bingül - Erguvanlar Arasında
Uğur Kökden - Robert Walser’in Dramı
GÜN IŞIĞI
Abdülhak Şinasi Hisar’la Radyo Sohbeti
DOSYA: TARİHSEL ROMAN
Erol Köroğlu - Roman Olarak Tarihsel Roman: Türün İşlevine Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı’sı Üzerinden Bir Bakış
Fatih Altuğ - “Hâdisât İradeyi Aşınca” Uluç Reis’in Tarihi/ Romansal İhtidaları
Esra Dicle - Hangi Hamid, Hangi Düşüş: Sultan Hamid Düşerken
Ahmet Sait Akçay - Postmodern Kurmaca ve Yeni Tarihselcilik
Mehmet Fatih Uslu - Silahtar’ı Hatırlamak
Selçuk Orhan - İhsan Oktay Anar’ın Romanlarında Dilin Kurgulanması
Deniz Aktan K. - Puslu Kıtalar Atlası’nın Muktedir Mâdûnları
BABİL KULESİ
Selin Tozkoparan
Didem Atayurt
Serdar Soydan

Ara
5
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

DERGİ: V A R L I K, ARALIK 2007.

Çizgi - Yorum –Semih Poroy / Sayfa 2
Bir Geçiş Döneminden Bir Sonrakine – Mircea Vasilescu / Sayfa 3
İçinde Çelişkili Anlamlar Barındıran Bir Kavram: Normalite – Alexander Kiossev / Sayfa 7
“Banyo Masalları” Normaliteyi Nasıl Cennet Sanmışız? – Slavenka Drakulic / Sayfa 10
Bir İktidar Sorunu Olarak Modern Zamanlarda Normallik – Cem Deveci / Sayfa 15
Nilgün İçin Dört Dörtlük (Şiir) – Ahmet Necdet / Sayfa 19
Ahmet Ümit ve “İnsan Ruhunun Haritası” – Serpil Durak Tunçer / Sayfa 20
Güneşe Hasret (Şiir) – Yüksel Pazarkaya / Sayfa 22
Baltalimanı Hotel (Öykü) – Erje Ayden / Sayfa 23
Ece Ayhan: Her Zaman Uzak, Her Zaman Yakın – Hasan Bülent Kahraman / Sayfa 26
Efsane ve Tarık Dursun K.’nın Deniz İnsanları – Erendiz Atasü / Sayfa 32
Tevfik Fikret Şiirindeki Kadın İmgesi – Gülsüm Cengiz / Sayfa 36
Edebiyat Eğitimi, “Bak Kuş” Eğitimi – Önder Devrim Aksakal / Sayfa 41
Gittin Ya - II (Şiir) – Ahmet Telli / Sayfa 45
Ağaçlar Sonbahara Hazırlanıyor – İskender Pala / Sayfa 46
İtikat (Şiir) – Necmi Zekâ / Sayfa 47
Divan Şiirini Çağdaş Şiirde Yorumlamak – Mustafa Şerif Onaran / Sayfa 48
Ömrümün Bahçesi (Şiir) – Metin Cengiz / Sayfa 50 
Ölümünün 40. Yılında Ahmet Kutsi Tecer – Metin Turan / Sayfa 51 
Rüyacılar Kitabı’ndan (Şiir) – Mustafa Ziyalan / Sayfa 56 
Edebiyat Eleştirisinin Yeniden Ulus -Aşırı Hale Getirilmesi – Carl Henrik Fredriksson / Sayfa 57 
“Kuzey İrlanda” Tarihle El Sıkışmak – Matt McGuire / Sayfa 59 
Şiirler – W. B. Yeats / Sayfa 63
Bir Deney Alanı Olarak Kadın Bedeni ve Ütopyalar – Hande Öğüt / Sayfa 64
Çevbir: Gizli Özne / Sayfa 67
Bu Dünya Hüseyin Peker’e Göre Değil – Fergun Özelli / Sayfa 67
Kervan (Şiir) – Alperen Yeşil / Sayfa 73
Yeni İmzalar – Enver Ercan / Sayfa 74
Açık Şiiri (Şiir) – Ömür Özçetin / Sayfa 75
“Sizi Bir Yerlerden Seviyor muyum?” (Öykü) – Senem Dere / Sayfa 76
Cemre (Şiir) – Adnan Caymaz / Sayfa 79

Kas
28
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

AKA GÜNDÜZ'ÜN ROMANLARINDA KADIN / DOÇ. DR. ALEV SINAR

   Türkçülük hareketi içinde yer alan Aka Gündüz şiir, tiyatro, hikâye türlerini de denemiş olmakla birlikte, geçimini kalemiyle temin ettiği için zamanla popüler romanlara ağırlık vermiştir. Onun kitaplarını yazdığı tarihler Osmanlı Devleti'nin yıkılışı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu içine alır.
   Savaşların cephede ve cephe gerisinde yarattığı sarsıntıların mağdurları arasında kadınların tuttuğu yer, yazarın pek çok eserinde vurgulanmıştır. Dönemin başka yazarlarının da işledikleri bu konuya Aka Gündüz, sadece bakıp teşhirle yetinmez, sosyal dertlerin bütün toplum fertlerinin katılımıyla çözülmesi tekliflerini de getirir. Sonraki nesillere kalabilecek kadar iyi işlenmemiş de olsa, sosyal araştırmaların yetersiz kaldığı o günler için Aka Gündüz, adeta romanlarında sosyal taramalar yapmış ve belge niteliğinde eserler bırakmıştır. Bu eserlerin daima gazetelerde tefrikadan sonra kitap olarak basılmaları, onların geniş bir kitleye ulaşmasını da sağlamıştır.
   Erkek egemen bir toplum düzenine karşı çıkan, kadın ile erkeğin her alanda eşitliğini savunan ve mağdur kadınların yeniden topluma kazandırılmalarını savunan Aka Gündüz'ün sadece yirmi üç romanı bu çalışmada incelenmiştir. Aka Gündüz'ün kadınlığın sorunlarını ele alırken savunduğu görüşlerle, günümüzdeki kadın araştırmalarında ortaya konan görüşler arasında paralellik de dikkat çekicidir.

Önsöz/ 7,
Aka Gündüz'ün hayatı ve Türk Edebiyatındaki yeri/ 13,
Romanlarındaki Kadın Kadrosu/ 33,
Mevcut kadın tipleri/ 34,
İdeal Kadın tipi/172,
Kadının Osmanlı Toplumundaki Yeri ve Buna İsyan/ 207,
Evlilik ve Dinî Nikah/ 208,
Kadın hakları/ 219,
Erkeklere Tavsiyeler/229,
Sonuç/ 233,
Kaynaklar/265,
Dizin/271

DERGAH YAYINLARI, 2007.

Kas
28
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TÜRK EDEBİYATINDA DİRİJİZMİN KARAGÖZ PİYESLERİ BOYUTU / YARD. DOÇ. DR. SELÇUK ÇIKLA


TÜRK EDEBİYATINDA DİRİJİZMİN KARAGÖZ PİYESLERİ BOYUTU
YARD. DOÇ. DR. SELÇUK ÇIKLA
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın -

Kas
28
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

HAYATIN ŞİİRİ VEYA MODERN TÜRK ŞİİRİNDE MEHMET AKİF / DOÇ. DR. FAZIL GÖKÇEK

   Mehmet Kaplan, Şiir Tahlilleri’nin birinci cildinde, Namık Kemal’in Hürriyet Kasidesi’ni tahlil ederken şöyle bir değerlendirme yapar: “Sadece estetik güzelliğe dayanan ‘saf şiir’in yanında, bir de yaşadığımız hayat gibi kusurlu, noksan, fakat hayatla dolu olduğu için sevilen ve tesir eden bir ‘hayat şiiri’ bulunduğunu kabul etmek gerekir. Bu cins şiirler de ötekiler kadar nadirdir. Edebiyatımızda Namık Kemal’in bu şiiri ile mukayese edilebilecek bu cinsten, bir de Mehmet Akif’in İstiklâl Marşı vardır.” Bu değerlendirme M. Akif’in şiirlerinin çoğu için geçerli sayılabilir. Elbette hiçbir edebiyat eseri hayatla ilişkisiz değildir, fakat Modern Türk edebiyatında hayatı, hayatın diliyle ve bütün teferruatıyla şiirin konusu yapan ilk şairin Mehmet Akif olduğu kuşkusuzdur. Bu hükmü verirken M. Emin Yurdakul’u, Tevfik Fikret’i unutuyor değilim. Hatta aranırsa İsmail Safa’nın, Ali Ekrem’in şiirleri içerisinde de hayata dair sahneleri, olayları tasvir eden şiirler bulunabilir. Fakat Mehmet Akif’in şiirleri içerisinde bunlar aranıp bulunan örnekler değildir, onun şiirlerinin tamamına yakını hayatın diliyle “safahat-ı hayat”ı anlatır.

Kas
28
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

BEN NEYİM? /AHMED MİDHAT EFENDİ (ÖZLEM FEDAİ)

BEN NEYİM? /AHMED MİDHAT EFENDİ (ÖZLEM FEDAİ)

Elinizdeki kitap, gençlik yıllarında materyalist düşüncenin etkisi altında kalmış, çıkardığı Dağarcık mecmuasında materyalizmi savunan makaleler yazmasından ötürü Rodos'a sürgün edilmiş bir yazarın, Ahmet Midhat'ın düşüncelerindeki dönüşüm ifadesidir. Ahmet Midhat bu kitapla, maddenin, bütün dünyanın ve insan varlığının 'öz'ü olduğunu savunan, insanın vücudundan ayrılmasıyla varlığının da biteceğini idda eden materyalistlere sert bir cevap vermekle kalmaz, 'ruhun' anlamınada işaret eder.Maddi varlığımızın devamlı değişim ve dönüşüm halina olduğunu, vücudumuzu maddenin değil ruhun yarattığını ama vücudun özünde maddenin de olduğunu ileri süren Ahmed Midhad, bu maddeler vücudumuzdan ne kadar eksilirse, Tanrı'nın onları o oranda tamaladığını ifade ederek, evvelce sürgüne gönderilmesine sebep olan düşüncelerinde büyük bir dönüşüm yaşadığını göstermektedir. Eserin günümüz okurlarına da faydalı olacağını umuyoruz. 
ŞULE YAYINLARI,2007.

Kas
27
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

DERGİ: İ L M Î A R A Ş T I R M A L A R, GÜZ 2007, S.24

İLMÎ ARAŞTIRMLAR,GÜZ 2007,S.24.
Ahmet Ağır,Medeniyetin Öncü Kahramanları: Robinson Crusoe ve Ahmet Celâl,7-22
Süer Eker,Türkçenin Ses Birimleri ve Belirgin Alt Sesbirimleri,23-42
Muhittin Eliaçık,Tayyarzade Ata’nın Mevleviliği ve Yorumlayışı,43-56
Hasan Ali Esir,XVIII. Yüzyıl Şairlerinden Tameşvarlı Naîmüddin ve Pend-nâme’si,57-78
Rıfat Günday,Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde Toplumsal-Kurumsal Eleştiri ve İroni,79-102
Mehmet Narlı,Ömer Seyfettin’den Cemal Şakar’a Öykü ve İroni,103-115
A. Nurmuhammedov (Çev. Yakup Sarıkaya),Kaşgarlı Mahmut’un Divanı’nda Aslî ve Uzun Ünlülerin Gösterilişi,117-128
Serkan Şen,Eski Türkçe’de Gök ile Yerin Adlandırılışında Renklere Dayalı Deyim Aktarmalarından Yararlanma ve ‘Kara’ Sözcüğünün Kökeni Üzerine,129-136
Gencay Zavotçu,Divan Şiiri’nde Hâl Dili,137-155
Erdal Şahin,Tuvacanın Sözvarlığı Eski Türkçe ve Moğolca Denkleriyle (tanıtma),157-159

Kas
15
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ÖZDEN SELENGE'NİN HİKÂYE DÜNYASI / PROF. DR. HÜLYA ARGUNŞAH


ÖZDEN SELENGE’NİN HİKÂYE DÜNYASI
PROF. DR. HÜLYA ARGUNŞAH
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın -

Kas
14
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TANZİMAT DÖNEMİ ROMAN VE HİKÂYELERİNDE KADIN ERKEK İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENİŞİ İLE İLGİLİ BAZI TESPİTLER / DOÇ. DR. FAZIL GÖKÇEK

   İslam medeniyeti dairesinden Batı medeniyeti dairesine geçişimizin resmi başlangıç belgesi olan Tanzimat Fermanı'nın ilanından sonraki dönem tarihçilerimiz tarafından Tanzimat devri olarak adlandırılmış, bu adlandırma daha sonra edebiyat tarihçilerince de benimsenmiştir. Bu yüzden Tanzimat'tan sonra gelişen Türk edebiyatı için Tanzimat dönemi Türk edebiyatı adlandırmasını kullanıyoruz. Dönemin yazarlarınca Türk edebiyatına yeni katılan bir tür olarak kabul edilen roman ve hikâye de bu edebiyatın bir parçasını oluşturmaktadır.
   Tanzimat'tan önce de Türk edebiyatında manzum ve mensur bir anlatı geleneği elbette vardı. Modern veya Batılı hikâye ve roman ile geleneksel tahkiye tarzı arasında, bu ikisini tür olarak da birbirinden ayrı tutmamızı gerektirecek kadar belirgin farklar var mıdır? Tanzimat dönemi roman ve hikâyesini Batıdan da bazı etkiler alan, ama geleneksel anlatı tarzının devamı olan bir tür olarak mı kabul etmek gerekir yoksa bunlar farklı türler mi sayılmalıdır? Bu ve benzeri soruların tartışılması bu yazının çerçevesini zorlar. Ancak şu kadarını söyleyebiliriz ki, Tanzimat dönemi romancı veya hikâyecisi –yukarıda da işaret edildiği gibi-kendisini farklı bir türün temsilcisi saymaktadır

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 6 ziyaretçi ile toplamda 7 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Kasım 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930