Ock
8
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ASAF HALET ÇELEBİ’NİN KUNALA ADLI ŞİİRİNİN ANLAM VE AHENK UNSURLARI EKSENİNDE TAHLİLİ / NECATİ TONGA

ASAF HALET ÇELEBİ’NİN KUNALA ADLI ŞİİRİNİN ANLAM VE AHENK 
UNSURLARI EKSENİNDE TAHLİLİ
NECATİ TONGA
 - yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

 

Ara
9
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

SİNEMA TEKNİĞİ ve FAHRİYE ABLA ŞİİRİ / Esra POYRAZ

   "Fahriye Abla” şiiri, şairi Ahmet Muhip Dıranas’la özdeşleşen ve bir o kadar da tanınan bir şiirdir. Bu şiir hakkında çok sayıda yazı yazılmıştır. Biz bu yazımızda Dıranas’ın bu şiirini, değişik açıdan uygulanan bir teknik açısından - sinema tekniği - ele almak istiyoruz.

   Yedinci sanat olarak adlandırılan ve diğer sanat dallarına göre çok yeni olan sinema, Lumiere kardeşlerin yaptığı sinemaskop denilen aletle doğmuş, hızla ilerleme göstermiş, içinde bulunduğumuz yüzyıla damgasını vurmuştur. Resim, müzik, tiyatro gibi pek çok sanat dalıyla etkileşim içerisinde olan sinemayla en büyük etkileşim içerisinde olan sanat dalı, edebiyat olmuştur. Sinema, bir yandan edebiyat eserlerini beyazperdeye aktarırken, bir yandan da olay örgüsünü oluşturma gibi teknikleri sinemada kullanmıştır. Buna karşılık da edebiyatçılar, sinemanın gelişmesiyle sinema sanatındaki bazı teknikleri-"flash-forward” (ileriye sıçramalar),"zoomlama” ve "flash back”(geriye dönüş),-eserlerinde kullanma yoluna gitmişlerdir.

Ara
9
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

DERGİ: TÜRK EDEBİYATI, SAYI:470, ARALIK 2012.

Beşir Ayvazoğlu, HASBIHAL
Konuşan: Sezai Coşkun, Prof. Dr. M. Orhan Okay "BİR HÂCE-İ EVVEL’E İHTİYAÇ VARDI, AHMET MİDHAT BU ROLÜ ÜSTLENDİ”
İnci Enginün, AHMET MİDHAT VE SANSÜR
Gürsel Aytaç, ‘MÜŞÂHEDAT’ ROMANININ ORİJİNAL KURGUSU
Fazıl Gökçek, AHMET MİDHAT EFENDİ’NİN ROMANCILIĞI
İbrahim Şahin, AHMET MİDHAT EFENDİ’DE DİL VE TAHAYYÜL
Sabahattin Çağın, BİR İLK ADIM: KISSADAN HİSSE
Handan İnci, ROMANDA İLK BABA-OĞUL KAVGASI
İbrahim Tüzer, "MERAK”IYLA, "TEŞHİS”İYLE, "TEKLİF”İYLE ESKİMEYEN BİR YAZAR: AHMET MİDHAT EFENDİ
Ayşe Kasap, AHMET MİDHAT EFENDİ VE ‘ÇOCUK’
Şaban Çobanoğlu, AHMET MİDHAT VE FITNAT HANIM’IN MEKTUPLARINDA AŞKIN DİLİ "ŞÂİRE-İ LETÂFET-NİSÂRIM EFENDİM”
 AHMET MİDHAT EFENDİ’NİN FITNAT HANIM’A İLK MEKTUBU
Sezai Coşkun, MİDHAT EFENDİ’NİN ‘BEN’LİK MÜCADELESİ: BEN NEYİM?
Ferhat Korkmaz, ÖLÜMÜNÜN 100. YILINDA BÜYÜK BİR ROMANCIYI ANMAK
Ahmet Rasim, MİDHAT EFENDİ’YLE NASIL TANIŞTIM?
Nagihan Gür, MİDHAT EFENDİ’YE GÖRE PEDER OLMA SANATI
Seval Şahin, AHMET MİDHAT EFENDİ HAKKINDA İKİ KİTAP
Rızaeddin Fahreddin Türkçesi: Ömer Küçükmehmetoğlu, AHMET MİDHAT VE RUSYA MÜSLÜMANLARI
Türk Edebiyatı, KIRKAMBAR
Atilla Ceylan, FİHRİST

Ara
8
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

YENİLEŞME DEVRİ TÜRK EDEBİYATINDAN ÇİZGİLER / PROF. DR. NAZIM H. POLAT

 

   Yenileşme Devri Türk Edebiyatından Çizgiler, Prof. Dr. Nâzım Hikmet Polat'ın Türk Edebiyatı üzerine yazdığı makaleleri bir araya getiriyor. "Şairler İçin","Hikâye ve Roman Yolunda", "Edebiyat Tarihçiliği" ve"Eleştiri" adlı dört bölümde toplanan makaleler, edebiyat tarihimize dair önemli ayrıntıları gün yüzüne çıkarıyor. Yazar, bu makalelerinde; Ömer Seyfettin,Yahya Kemâl, Hüseyin Rahmi ve Fuat Köprülü gibi, metinleriyle edebiyatımıza büyük hizmetlerde bulunmuş isimlerin yanı sıra; Feyzullah Sacit Ülkü, Yahya Sâim Ozanoğlu, Tahsin Nahid, Şevket Hıfzı, Mitat Enç ve Sahabettin Süleyman gibi ancak ehlinin âşinâ olduğu değerleri okurla 'yeniden' buluşturuyor.
   Kitaptaki makalelerin en önemli özelliği, akademik disiplin ve dikkatin gerektirdiği ciddiyeti her satırında hissettirmesi. Birinci elden kaynak ve metinlere dayanılarak, büyük bir titizlikle kaleme alınan bu makaleler, Türk edebiyatının tarihî akışı ve birikimi içinde yer alan edebî değerleri okura taşıyor. Yazar tarafından süreli yayınlardan büyük emeklerle toplanan ayrıntılar, eserdeki pek çok makalede, inceleme ve araştırmaların zeminine önemli dipnotlar olarak düşülüyor. Bu bakımdan Yenileşme Devri Türk Edebiyatından Çizgiler,ayrıntıların ve edebî değer taşıyan metinlerin derin ve incelikli bir tarihçesi niteliğinde.
   
  KURGAN YAYINLARI, 2012.


 


 

Ara
8
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

EDEBİYATIMIZ II- YAZARLAR, MESELELER / PROF. DR. SEMA UĞURCAN

   Prof. Dr. Sema Uğurcan’ın iki cilt halinde yayımladığımız toplu yazılarının ikinci cildi ‘Yazarlar, Meseleler’ başlığını taşıyor.
   Modern Türk edebiyatında öne çıkan yazarlar ve bu kişilerin meşgul olduğu kültürel, teknik ve ideolojik meseleler Sema Uğurcan tarafından dikkatle ele alınıp inceleniyor.

Ara
8
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

EDEBİYATIMIZ I-EDEBİYAT TARİH İLİŞKİSİ / PROF. DR. SEMA UĞURCAN

    Edebiyatın bir sanat dalı olarak ortaya çıkışından itibaren, toplumun ve siyasi aktörlerin davranışları bu sanat dalının içinde bir şekilde varolmuştur.
   Türk edebiyatının modern dönemdeki seyrine bakılacak olursa tarihin ve bugünün nasıl algılandığı ve bunun üzerinden geleceğin nasıl kurulmak istendiğine dair pek çok yoruma elverişli bir resim ortaya çıkıyor.
   Prof. Dr. Sema Uğurcan’ın iki cilt halinde tasnif ettiğimiz yazılarının birinci cildi bu tarih ve edebiyat ilişkisi merkeze alınarak hazırlanmıştır. Edebiyat kadar tarih ilmi ve tarihî kişilerin hikâyeleriyle de ilgilenen Uğurcan, kariyeri boyunca bu çerçevede yazdığı yazıları bu kitap içinde topladı.
   DERGÂH YAYINLARI, İSTANBUL 2012.

Kas
19
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ŞAİRİN SAHNEYE DÜŞEN GÖLGESİ / YRD.DOÇ.DR. OĞUZHAN KARABURGU

Türk edebiyatının en renkli mizaçlarından birine sahip olan Abdülhak Hâmid Tarhan, tamamen kendine özgü bir tiyatro faaliyeti gerçekleştirmiştir. Bu faaliyet, her bakımdan nevi şahsına münhasır ve orijinaldir. Seçilen tema ve konulardan yazılış şekillerine, dil ve üslûbundan anlatım tekniklerine kadar bu orijinallik kendisini gösterir. Abdülhak Hâmid tiyatrosu kendisinden öncekilerden pek bir şey almadığı gibi kendisinden sonrakilere de takip edilecek bir tiyatro ekolü bırakmaz.            

Abdülhak Hâmid, eski şiirin yıkılıp yeni şiirin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır. Bunun bir benzerini de tiyatro eserlerinde alegorik anlatımının arkasına gizlediği düşünceleriyle istibdadın yıkılmasını hızlandırarak yapmıştır, denilebilir. Kadın, eğitim, meşruti sistem, savaş karşıtlığı Abdülhak Hâmid’in hemen hemen bütün eserlerinde bir fikri sabit gibi ele aldığı konulardır. Tarih ise bütün cepheleriyle onun tiyatro eserlerinin arka planını oluşturur.          

Bu çalışmada Türk edebiyatının ‘Şâir-i Âzam’ı olan Abdülhak Hâmid’in yirmi dört tiyatro eseri incelenmiştir. Her biri diğerinden orijinal olan bu yirmi dört eser, aynı zamanda şairin sahneye düşen gölgesinin büyüklüğüne de şahitlik eder.

 

Kas
3
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

MEKANIN HİKAYESİ / YRD.DOÇ.DR. OĞUZHAN KARABURGU

 Tanzimat dönemi her bakımdan önemli bir dönemeçtir. Türk toplumu pek çok alanda değişim ve dönüşüm ile karşı karşıya kalır. Yaşanan bir medeniyet değişimidir. Bu değişim ve dönüşümün yaşandığı alanlardan birisi de sanat-edebiyat dünyasıdır. Bir medeniyet değişimi belki de hiçbir toplum ve devirde Tanzimat döneminde olduğu kadar edebî çevrelerde mayalanmaz. Medeniyet değişiminin lokomotif gücü edebiyatçılar olur. Dolayısıyla medeniyet değişikliğini yönlendiren ve yöneten edebiyat, kendisini ifade edecek yeni ifade şekilleri arayışında olur. Böylelikle yeni edebî türler edebiyatımıza girer. Bu türlerden birisi de modern hikâyedir.

Kas
3
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TUTUNAMAYANLAR’DA ÇOĞUL SÖYLEMİN İŞLEVİ/ YAVUZ GÜNEŞ

     Oğuz Atay’ın 1971’in sonunda ilk cildi, 1972’de ise ikinci cildi yayımlanan romanı Tutunamayanlar, uzun yıllar fark edil(e)meyerek yazarının entelektüel yalnızlığının kâğıda ve kelimelere bürünmüş ifadesi olmuştur. Ancak Atay’ın ölümünü izleyen yıllarda bu durum tersine dönerek roman, yoğun bir ilgiye muhatap olmuş ve bu ilgi onlarca bilimsel metne dönüşmüştür.

    Tutunamayanlar’ın mizahi ve grotesk yönü, dili, üslubu, taşıdığı bakış açıları, içerdiği metinlerin zenginliği, modernist kurgusu; romanda uygulanan bazı postmodernist yöntem ve teknikler, roman kişileri ve temsil ettikleri tezler, roman kişilerinin "arayış”ları ve kendini gerçekleştirme sorunu gibi birçok yönü üzerinde durulmuş ve bunların yanı sıra bu yazılarda çeşitli vesilelerle Tutunamayanlar’ın içerdiği kolaj metinlerin farklı üsluplarla kaleme alındığına da değinilmiştir.

    Ancak ana metne yapıştırılan kolaj metinlerin, salt bir üslup kurma çabasının sonucu olmadığı; belirli bir söylem alanının prototipi olduğu ve farklı söylemlerin kullanılmasının romanın derin yapısında bir amaca hizmet ettiği gözden kaçırılmaktadır. Bu bildiride söylem ve üslup terimleri kısaca tanımlanarak farkları belirtildikten sonra Tutunamayanlar’ın içerdiği farklı söylemler sıralanacaktır. Ardından kolaj metinler aracılığıyla kurgunun bilinçli olarak deforme edilmesinde olduğu gibi, söylemin çoğullaştırılması suretiyle de romandaki dilsel bütünlüğü deforme etmek; siyaset, reklam, din, ansiklopedi, basın… söylemleri aracılığıyla eleştiri yapmak, ironiyi sağlamak gibi işlevlerin çoğul söylem aracılığıyla gerçekleştirildiği, romandan ve ilgili söylem alanlarının özgün metinlerinden alıntılanan örnekler karşılaştırılarak kanıtlanmaya çalışılacaktır.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 3 ziyaretçi ile toplamda 4 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Eylül 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930