Mrt
21
2016
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

Hayat Tortusu / Oğuzhan Karaburgu

   Hep Böyle mi olur? Bitti demekle bitmez. Açık bir yara gibi sızlayıp durur zamanlı zamansız. Üzerinden yıllar geçer, şehirler geçer, insanlar geçer, koskoca bir hayat geçer de bende bıraktığın sen geçmez, bitmez neden?… Hayata karıştım, çarşı pazar gezdim, yeni dostlar edindim, iş değiştirdim, giyim tarzımı, saçımı başımı değiştirdim, yolculuklara çıktım, evime evcil hayvan aldım, akraba ziyaretlerine gittim, kaza yaptım, ölümden döndüm, yeni filmler seyrettim, yeni kitaplar okudum… Sen gitmedin benden! Sen geldin kalbimin limanına demirledin. Git başka limanlara başka sevgililerin olsun dedim, bunu bile istedim, bunu bile.. Aç kaldım, susuz kaldım, kendimi sevgisiz bıraktım yine olmadı. Yediğim ekmekte, içtiğim suda, kahvenin falında suretin belirdi ansızın. Senden kaçtıkça sana yakalandım. Nasıl bu kadar çoğaldın, her baktığım yüz, nasıl da yüzün oldu.

   Hep böyle mi olur? Dinlediğim her şarkı nasıl seni anlatır? Gittiğim her yer nasıl da senli anılar yığınıyla bezenir.

   Evet, hep böyle oldu. Ne yaptımsa kurtulamadım senden. İşte teslim oluyorum sana. Gel, yağmala beni, yağmalayacak bir şey bulabilirsen. Gel, sök kalbimi yerinden, sana dair bir şey bulabilirsen. Gel, unuttur kendini artık. Git diyemiyorum, gitmedin çünkü bunca zamandır. 

Tem
30
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ARTIK O YILDIZLI BAHÇELERDE / Rind

   Artık o, yıldızlı bahçelerde sonsuzluğun bestesine katıldı. Zamanın ve mekânın sınırlarının ötesine çekildi. Yeryüzü  serüvenini tamamlayan her ruh gibi zaman çemberini yarıp dışına çıktı. Sessiz, berrak maviliğinde gökyüzünün güvercin kanadı hafifliğiyle enginlere yelken açtı. Belki de özlemin, ıstırabın, yalnızlığın, soğuğun, sıcağın, gecenin, gündüzün, umudun, korkunun ve ayrılığın olmadığı bir âlemdedir artık…

Haz
19
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

DERGİ: TÖRE, S.15

TÖRE’den
Geçmişten Geleceğe "BAŞBUĞ TÜRKEŞ” /Dr. Suat ÇIRAKOĞLU
ALPARSLAN TÜRKEŞ /Muzaffer ÖZDAĞ
İhtilalden Nefret Eden İhtilalci /Fuat ULUÇ
Söndürmeyelim /Dr. Sakin ÖNER
Yapay Gündeme Yapay Başlık: Yeni Anayasa /Prof. Dr. Meltem CANİKOĞLU
Yurdumun Dikenleri /Nafiz NAYIR
23 Nisan 1920: En Büyük Bayram /Prof. Dr. Saadettin Y. GÖMEÇ
Yasaklar Gazeli /âl-i rıza
Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın İsmail Koncuk İle Söyleşi /TÖRE
Sevgiliye Mektup /İlhan KURT
1968-1980 Kavga Günleri / A. Yağmur Tunalı /Prof. Dr. İskender ÖKSÜZ
Gün Secdeye Varıyor Saçlarında Gülizar /Hakan İlhan KURT
"Beyin Kanaması Durdurulmalı” /Saygılı
Rübai /Hasan Sami BOLAK
Oy Gelinler /Ahmet YOZGAT
Çanakkale -II- /Mevhibe SAVAŞ
Hasret /Yılmaz SOYER
Sibirya Şarkısı /Afşar ÇELİK
Yardakçıların Karanlığında İşgalcilerin Silüeti /Ahmet İRGİN


Haz
18
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

Prof.Dr.Önder GÖÇGÜN'e Armağan

    Yeni Türk Edebiyatı sahasının önemli isimlerinden Prof.Dr.Önder GÖÇGÜN hoca için armağan kitabı yayımlandı. Son görev yaptığı üniversitenin, yani Pamukkale Üniversitesi'nin yayınları arasından çıkan armağan kitabı 2 cilt halinde ve 1207 sayfa olarak yayımlandı. 

    Armağan kitapta yer alan yazıların listesi Dosya Yükleme İmkanı Sadece Kayıtlı Kullanıcılar İçindir

Haz
14
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

EDEBİYAT AKADEMYASINDA BÜYÜK KAYIP: HOCAM PROF. DR. ŞERİF AKTAŞ / Prof. Dr. İsmail ÇETİŞLİ

Hocam Prof. Dr. Şerif AKTAŞ, Hak’ka yürüdü. Onun için 15 Şubat 1945’te Refahiye ilçesinin Pınaryolu köyünde başlayan "hayat” dediğimiz muamma, 10 Haziran Pazartesi günü nihayete erdi. Pek çok öğrencisi gibi ben hocamı; Türk kültür ve edebiyat dünyası da bir "âlim”ini kaybetti. Hiç şüphesiz her ölüm erkendir; ancak âlimin 68 yaşındaki ölümü çok daha erken. Zira bilir ve inanırız ki, "Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir.”

Haz
10
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

SİYASET-SANAT-EĞİTİM BAĞLAMINDA SABAHATTİN EYÜBOĞLU / MEHMET NUR KARAKEÇİ

   Cumhuriyet Dönemi Edebiyatında gerek denemeciliği gerekse düşünceleriyle etkili olan Sabahattin Eyüboğlu,Köy Enstitülerine yazılarında özel bir yer ayırmıştır.Günümüzde bile çeşitli metaforlarla devam eden "eğitilmesi/dönüştürülmesi/modernleştirilmesi gereken kitle" anlayışına Köy Enstitüleri bağlamında yaklaşan Eyüboğlu, eğitimi yeni bir dünyanın kuruluşuna hizmet eden bir araç olarak görür.

Haz
10
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

Prof. Dr. Şerif Aktaş Hoca Hakka Yürüdü...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     "Büyük Hocalar" zincirinin bir halkası daha aramızdan ayrıldı. Prof.Dr. Şerif Aktaş hoca Hakka yürüdü. Hocaya Allahtan rahmet , ailesi, sevenleri, öğrencileri ve ilim alemine başsağlığı diliyoruz.

    15 Şubat 1945 tarihinde Erzincan'ın Refahiye ilçesine bağlı Pınaryolu Köyünde doğdu. İlkokulu doğduğu köyde, ortaokulu Refahiye'de okudu. 1960 yılında parasız yatılı lise imtihanını kazanarak Erzurum Lisesinde öğrenimini sürdürdü. 1963'te liseyi bitirdi.

1963-1967 arasında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde yüksek öğrenimini tamamladı. 29 Temmuz 1967 tarihinde Bayburt Lisesinde edebiyat öğretmeni olarak göreve başladı. 1970-1974 arasında Erzincan Ticaret Lisesinde edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. Sözü edilen liselerde görevli olduğu yıllarda, Prof. Dr. Kaya Bilgegil'in yönetiminde hazırladığı Refik Hâlid Karay'ın Eserleri Üzerine Bir Araştırma adlı tezi ile, 14 Aralık 1973'te edebiyat doktoru ünvanını aldı.

    01 Mart 1974'te Kâzım Karabekir Eğitim Enstitüsü Edebiyat Öğretmenliğine atandı. 19 Temmuz 1975'te Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde uzman olarak çalışmaya başladı, 1976 da aynı fakültede doktor asistan oldu. 06 Mayıs 1978-26 Aralık 1979 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi tarafından Fransa'ya gönderildi. Ahmed Rasim'in Eserlerinde İstanbul adlı tezi ile 11 Ekim 1981'de doçent oldu, 20 Ekim 1987'de profesörlüğe yükseltildi. 25 Mayıs 1989-25 Mayıs 1995 tarihleri arasında Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi Dekanı olarak çalıştı.

    1996-1997 öğretim yılında Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesinde rektör yardımcısı olarak görev yaptı. 1988 Ocak ayından Mart 2001'e kadar Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkanı olarak çalıştı. 03 Nisan 2001'de Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne geçti.24 Aralık 2002 tarihinden beri aynı Bölümün Başkanlık görevini sürdürmekteydi.

     Şerif AKTAŞ'ın, bir kısmı teorik olmak üzere, Yeni Türk Edebiyatı sahasında kitap ve yazıları bulunmaktadır. Aktaş, evli ve üç çocuk babasıydı.

Mrt
28
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

BABA VE PİÇ ROMANI VE SİMETRİ / YARD.DOÇ.DR.OĞUZHAN KARABURGU

    Yayımlandığı günden beri konuşulup tartışılmaya devam eden Elif Şafak’ın Baba ve Piç romanı, yazılanların çokluğuna nispetle roman tekniği bakımından ele alınmamış ve objektif değerlendirmelerden mahrum kalmıştır. Biz bu yazımızda uzun süre gündemde kalmayı başaran Baba ve Piç romanını, roman tekniği açısından değerlendirecek ve romanda önemli bir yer işgal eden simetri üzerinde duracağız.

Ock
25
2013
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TÜRK ŞİİRİNDE HZ. PEYGAMBER VE GÜL / PROF.DR. İSMAİL ÇETİŞLİ

Türk şiirinin ana konu ve kaynaklarından biri Hz. Peygamber’dir. Kitapta, Türk Şiirinde Hz. Peygamber (1860-2011) isimli çalışmanın birikimlerinden hareketle Şiirimizde Hz. Peygamber ve Gül konusu üzerinde durulmuş; Tanzimat’tan günümüze kadarki (1860-2011) 150 yıllık dönemde Hz. Peygamber üzerine odaklanan ve 500 şairin kaleme aldığı 1600 manzumede gül metaforu veya sembolünün yeri; kullanılış sebebi ve tarzları tespit, tasvir ve tahlil etmeye çalışılmıştır.

Şairlerimizin gözü, gönlü ve zihninde, hayatı müddetince alnında hep "secde gülleri”yle "gül yüzünden güller saçan”, "Halîl’in gül duası, Mesih’in müjde gülü”, "Hatice’nin goncası”, "Ayşe’nin gülü” "gül endam” ve "gül cemal” olan Hz. Peygamber; "Hakk-ı Cemal’in gülü”, "Mevlâ’nın gülü”, "elest bağının gülü”, "Firdevs-i Âlâ’nın gülü”, "iki cihanın gülü”, "Medine’nin gülü”, "gül sultan”, "gülistan sultanı”, "güllerin sultanı”, "gül diyarının padişahı”, "güllerin efendisi”, "gül-i ter”, "gül-i rânâ”, "gül-i handan”, "gül-i yektâ”, "şah-ı gül”, "has gül”, "müstesna gül”, "taptaze gül”, "yediveren gül”, "solmayan gül”, "dikensiz tek gül”, "nur gül”, "öksüz gül”, "gül-Ahmed”, "ilâhî hediye gül”, "İslâm bahçesinin gülü”, "dünyanın en güzel gülü”, "gönüllerin gülü”, "gonca-ı nur”dur. Yaşadığı devir ise "gül asrı” "gül çağı” veya "gül devri”; yaşadığı mekân da "diyar-ı gül”, "gül yurdu”dur. Onlar inanırlar ki, zaman zaman olalı ve gülün güzelliği dillere dâstân olalı "O GÜL GİBİ” bir gül görmemiştir.

Pek çok şairin manzumelerinde ortaya konan gül-Hz. Peygamber veya Hz. Peygamber-gül ilişkisi sonuçta bizi, çok açık bir "sevgili” algı ve tasavvuruna götürür. Sonuç itibarıyla O, sembolü gül olan "Sevgililer Segilisi”dir.


      Akçağ Yayınları, Ankara 2013.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 4 ziyaretçi ile toplamda 5 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Eylül 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930