Nis
4
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

RETORİKSEL ELEŞTİRİ / YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA

alt   RETORİKSEL ELEŞTİRİ
   David Goodwin / Çeviren: Yard. Doç. Dr. Yunus Ayata
   Retoriksel eleştiri n
e tek bir metottan ibarettir, ne de uygulayıcıları belli bir analiz ve yorum okulu oluştururlar. Belirgin bir şekilde yirminci yüzyıl Amerikan akademisinde geliştirilen Retoriksel eleştiri, tek bir genel faraziyenin birleştirdiği eleştirel yaklaşımların ve görüş açılarının bütününü ifade eder: yani konuşmacının bilinçli dil kullanımı veya diğer semboller, alıcının (okuyucu) tepkisi ve konuşmanın geçtiği ortam veya durumun hepsi insan düşüncesini, duygularını davranışlarını ve eylemlerini değiştirmede etkileşim içindedirler. Konuşucu/yazıcı, söylev (konuşma)/metin ve çevrenin (dinleyici ve okuyucu dahil) üçlü ilişkisi retoriksel eleştiriye müsait çeşitli yaklaşımları meydana getirir: yani bazısı öncelikli olarak söylev veya metin ve onun okuyucuyu takip etmedeki rolü, bazısı konuşmacının rolü, bazısı konuşma bağlamı, diğerleri sadece dinleyicinin kendisi üzerinde yoğunlaşır. Odaklaşmanın çeşitli ‘oranları’ veya birleşimleri karmaşık metotlar ve eleştirel hedefler bütününü oluştururlar.

Nis
2
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

AŞK-I MEMNÛ NEYİ ANLATIR? / DOÇ. DR. RAHİM TARIM

   Hemen hemen bütün edebiyat tarihlerinde ve Servet-i Fünûn yazarları ve onların eserleri hakkında yapılan yorumlara bakıldığında birbirinden aktarma ve birbirini yineleyen şu sözlere yer verildiği görülecektir: ‘Sanat için sanat’ anlayışını benimsemişlerdir. Bu yüzden onların eserleri toplumdan uzak, genellikle zengin muhitlerde ve konaklarda geçer. Kahramanlarının genellikle ne iş yaptıkları belli değildir; vs. vs... Bu yargılar içinde bu eserlere gerçekten sanat açısından yaklaşmış kaç yorum bulunabilir? 

Mrt
20
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

ŞÂİR VE ŞÂİR NEDİM MECMUALARI ARASINDA BİR HECE-ARUZ TARTIŞMASI/ Arş.Gör.Oğuzhan Karaburgu

alt   Tanzimat’tan beri süregelen hece-aruz tartışmalarının bir halkasını da Mütareke ve Millî Mücadele yıllarında cereyan eden hece-aruz münâkaşası oluşturur. Bu dönemdeki hece-aruz tartışmaları epeyce şiddetli raddelere varmış hece-aruz kutuplaşması oluşmuş, hatta sırf bu amaca yönelik dergiler çıkarılmıştır. Şâir ve Şâir Nedim bu tür mecmualardandır. Bu iki mecmua birer yıl arayla yayın hayatına atılırlar. Yusuf Ziya’nın çıkardığı Şâir , 12 Kânun-ı evvel 1918 yılında yayınlanmaya başlar ve yayın hayatını 20 Mart 1919 yılında 15. sayısıyla noktalar. Şâir Nedim ise Halit Fahri Ozansoy tarafından 16 Kânun-ı sâni 1335/ 29 Ocak 1919 yılında yayınlanmaya başlar ve 18 sayı çıktıktan sonra yayın hayatını 5 Haziran 1335 yılında tamamlar. Görüleceği üzere bu iki mecmua da daha sonra isimleri hecenin beş şairi arasında yer alan kişiler tarafından çıkarılır.

Mrt
20
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

“İKAROS’UN YENİ YÜZÜ CAHİT SITKI TARANCI”/ Arş.Gör.Oğuzhan Karaburgu

alt   Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biri olan Cahit Sıtkı Tarancı, kendisine has şiir dili ve dünyası ile edebiyat tarihimizde mühim bir yer işgal eder. O şiire bir ihtiras halinde sarılmış, şiir yazmaya başladığı lise yıllarından ölümüne kadar “şâir” vasfına sadık kalmıştır. Sırf bu sebepten yazmış olduğu hikâyelerin dergi ve gazete sayfalarında kalmasına rıza göstermiştir. Şâir dostu Ziya Osman Saba’ya yazdığı bir mektubunda, “şiir kıskanç bir sevgilidir. Onun üstüne gül koklanmaz, yar sevilmez” der.
   Cumhuriyet dönemi Türk şiirimizin bu kıymetli şâiri hakkında Ramazan Korkmaz tarafından “İkaros’un Yeni Yüzü Cahit Sıtkı Tarancı” ismini taşıyan bir kitap yayımlandı. Akçağ yayınları arasından çıkan bu çalışma Cahit Sıtkı Tarancı hakkında akademik ölçüde yazılan tek eser olma özelliğine de sahiptir. Herhalde Türk edebiyatında Cahit Sıtkı Tarancı kadar şanslı başka bir isim yoktur. Zira çok az yazar ve şâirimize nasip olmuş bir inceleme bolluğuna sahiptir. On kadar kitap ve sayısı epeyce bir yekun tutan makale ve tez, onun farklı cephelerini, şiirini, şâirliğini ve eserlerini anlatmaya ve aydınlatmaya hasredilmiştir.

Mrt
20
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN BİLİNMEYEN REMZ VE MÜSTEAR İSİMLERİ/ARŞ.GÖR.OGUZHAN KARABURGU

alt   Türk edebiyatında çok az ele alınmış konulardan biri olan remiz ve müstear isimler meselesi, yazar ve şairlerimizin eserlerinin eksiksiz bir şekilde ortaya konulmasının önünde büyük bir engel olarak durmaktadır.
   Pek çok yazar gibi Reşat Nuri Güntekin de eserlerini yayımlarken remiz ve müstear isimlere başvurmuştur. Ateş Böceği, Ağustos Böceği, Yıldız Böceği, Cemil Nimet, Hayreddin Rüştü, Mehmet Ferit ve Sermet Ferit Reşat Nuri Güntekin’in edebiyat dünyasınca bilinen müstear isimleridir. Bu çalışma ile Reşat Nuri Güntekin’in yeni tespit edilen remiz ile müstear isimleri ve bu isimlerle yayımladığı eserlerin bir listesi ortaya konulmaktadır. Yeni tespit edilen remiz ve müstear isimler şunlardır: “***, R.N., Çiğdem, Fakir, Karakuş, Saksağan, Yarasa”.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 2 ziyaretçi ile toplamda 3 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Kasım 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930