Kas
3
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TUTUNAMAYANLAR’DA ÇOĞUL SÖYLEMİN İŞLEVİ/ YAVUZ GÜNEŞ

     Oğuz Atay’ın 1971’in sonunda ilk cildi, 1972’de ise ikinci cildi yayımlanan romanı Tutunamayanlar, uzun yıllar fark edil(e)meyerek yazarının entelektüel yalnızlığının kâğıda ve kelimelere bürünmüş ifadesi olmuştur. Ancak Atay’ın ölümünü izleyen yıllarda bu durum tersine dönerek roman, yoğun bir ilgiye muhatap olmuş ve bu ilgi onlarca bilimsel metne dönüşmüştür.

    Tutunamayanlar’ın mizahi ve grotesk yönü, dili, üslubu, taşıdığı bakış açıları, içerdiği metinlerin zenginliği, modernist kurgusu; romanda uygulanan bazı postmodernist yöntem ve teknikler, roman kişileri ve temsil ettikleri tezler, roman kişilerinin "arayış”ları ve kendini gerçekleştirme sorunu gibi birçok yönü üzerinde durulmuş ve bunların yanı sıra bu yazılarda çeşitli vesilelerle Tutunamayanlar’ın içerdiği kolaj metinlerin farklı üsluplarla kaleme alındığına da değinilmiştir.

    Ancak ana metne yapıştırılan kolaj metinlerin, salt bir üslup kurma çabasının sonucu olmadığı; belirli bir söylem alanının prototipi olduğu ve farklı söylemlerin kullanılmasının romanın derin yapısında bir amaca hizmet ettiği gözden kaçırılmaktadır. Bu bildiride söylem ve üslup terimleri kısaca tanımlanarak farkları belirtildikten sonra Tutunamayanlar’ın içerdiği farklı söylemler sıralanacaktır. Ardından kolaj metinler aracılığıyla kurgunun bilinçli olarak deforme edilmesinde olduğu gibi, söylemin çoğullaştırılması suretiyle de romandaki dilsel bütünlüğü deforme etmek; siyaset, reklam, din, ansiklopedi, basın… söylemleri aracılığıyla eleştiri yapmak, ironiyi sağlamak gibi işlevlerin çoğul söylem aracılığıyla gerçekleştirildiği, romandan ve ilgili söylem alanlarının özgün metinlerinden alıntılanan örnekler karşılaştırılarak kanıtlanmaya çalışılacaktır.

Eyl
28
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

BİR YUNUS ROMANI: OD-BİZİM YUNUS / YRD.DOÇ.DR. OĞUZHAN KARABURGU

     Sadece Türk edebiyatının değil dünya edebiyatının da bir klasiği haline gelmiş olan Yunus Emre,  günümüze kadar pek çok ilim ve sanat disiplini tarafından çeşitli cepheleri ile ele alınmış ve incelemelere konu olmuştur. Hayatı hakkında bildiklerimiz menkıbelerle sınırlıdır. Hatta denilebilir ki Yunus Emre hakkında bildiğimiz her şey bir belirsizlik bulutu arkasında saklıdır. Bu belirsizliğin sınırları doğumundan ölümüne kadar uzanır. Hayat hikayesi ise tamamen bir muammadır. Tahsil görüp görmediği, ne kadar şiir yazdığı, hangi tarikatlara intisap ettiği gibi pek çok konu bu çerçevede değerlendirilebilir.

Eyl
28
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TANPINAR VE KADININ NELİĞİ /CAFER GARİPER

         Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk edebiyatındaki çok sayıda sanatkâr gibi, özel hayatını sır perdesiyle kapatanlardandır. Ümitleri, hayal kırıklıkları, aşkları pek bilinmez. Ölümünün üzerinden yaklaşık elli yıl geçmesine rağmen adı etrafında bazı söylentiler ortalıkta hâlâ dolaşmaktadır. Ondan söz eden arkadaşlarının ve tanıdıklarının aktardıkları ilgi çekici hatıralar, mektuplarındaki kırıntı bilgiler onun insan tarafını aydınlatmaya yetmez. Yine de onun hakkında anlatılan kimi hatıralar, küçük anekdotlar büyük resmin parçaları olarak anlam kazanır, eserlerinin arkasına çekilmiş insanı birazcık da olsa görünür kılar. Son yıllarda günlüklerinin yayımlanmasıyla kendisini anlatan insanla özel hayatının bazı köşeleri ve iç dünyasının karanlık alanları önemli tarafıyla aydınlanır gibi oldu. 

May
23
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK ROMANINDA MERKEZ-TAŞRA KARŞITLIĞI / YRD. DOÇ. DR. ÖMER SOLAK

     Bugün doğu-batı çatışmasının edebi eserlerdeki aksini ele alan önemli bir edebiyat incelemesi birikimi bulunmaktadır. Ancak merkez-taşra karşıtlığı ile ilgili taşra ile iktidar arasındaki ilişkiyi sosyoloji, edebiyat sosyolojisi veya siyaset bilimi açılarından ele alan bazı çalışmalar dışında söz konusu karşıtlığı ele alan bir edebi metin incelemesi birikimden söz edilemez. Bu çalışma ise, işte bu karşıtlığın cumhuriyet devri Türk edebiyatındaki gelişimini ele almak amacındadır. Başlangıçtan bugüne kent-kır, modern-geleneksel gibi ikiliklerle merkez-taşra ilişkisinin nasıl geliştiği, bunun merkezdeki edebiyata nasıl yansıdığı ve taşranın taşradan nasıl görüldüğü ve anlatıldığı çalışmanın diğer amaçlarını oluşturmaktadır. Ele aldığı olguyu, meselenin cumhuriyet öncesi izlerine de bakarak- seçilen eserler üzerinden 1980’li yıllara kadar takip eden çalışmada roman türü düzleminde merkez ve çevre arasında yaşanan tahakküm ve reaksiyon pratikleri ortaya konulmaya; modern Türk edebiyatının tarihsel seyri, merkez-taşra gerilimi olgusu odağında takip edilmeye çalışılmaktadır. 

May
14
2012
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

BİR POPÜLER ROMANCI ESAT MAHMUT KARAKURT - BİR ESTETİK ROMANCI AHMET HAMDİ TANPINAR / PROF.DR. ŞABAN SAĞLIK

     Sanat, hitap ettiği 'kitleye' göre, 'popüler' ya da 'estetik' vasıflar kazanıyor. Bu iki sanat kategorisi hemen her ülkenin sanat tarihinde mevcuttur. Ayrıca, her ülkede bu iki sanatı karşılayan değişik adlar ya da terimler kullanılmaktadır. Bu kitapta söz konusu durum, 'roman' örneğinde ortaya koymaya çalışılarak 'popüler roman' ve 'estetik roman' kavramları tercih edildi. Ayrıca bu iki kategoriye birer örnek romancı da seçildi. Popüler romana Esat Mahmut Karakurt; estetik romana ise Ahmet Hamdi Tanpınar temsilci olarak tercih edildi.     Popüler romancılar sanatalrını mutlaka birşeye (para, ün ideoloji) alet ederler. Buna karşılık estetik roman yazarları, sanatlarını herhangi bir şeyin aracı olarak görmezler. Esat Mahmut, hemen hemen bütün romanlarını genç Türkiye Cumhuriyeti'nin gerçekleştirdiği inkılapları ve Batılı hayat tarzını yerleştirmek maksadıyla yazmıştır. Tanpınar'da böyle bir kaygı yoktur. Onun en büyük amacı, çokça ciddiye aldığı edebiyat alanında mükemmel romanlar yazmaktır. Tabii ki, bu romanlarda Türk insanının temel trajik ve felsefi problemleri irdelenmiştir. İlk planda estetik değeri yüksek romanlar yazmayı hedefleyen Tanpınar, ikinci planda Türk milletinin temel trajedisini ve problemlerini yansıtmayı gaye edinmiştir.     Bu kitapta söz konusu romancılar; hem romancı kimlikleri hem romanları hem de okurları açısından mukayeseli bir şekilde irdelenmeye çalışılmıştır.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 1 ziyaretçi ile toplamda 2 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Eylül 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930