20
2007
REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN BİLİNMEYEN REMZ VE MÜSTEAR İSİMLERİ/ARŞ.GÖR.OGUZHAN KARABURGU
Türk edebiyatında çok az ele alınmış konulardan biri olan remiz ve müstear isimler meselesi, yazar ve şairlerimizin eserlerinin eksiksiz bir şekilde ortaya konulmasının önünde büyük bir engel olarak durmaktadır.
Pek çok yazar gibi Reşat Nuri Güntekin de eserlerini yayımlarken remiz ve müstear isimlere başvurmuştur. Ateş Böceği, Ağustos Böceği, Yıldız Böceği, Cemil Nimet, Hayreddin Rüştü, Mehmet Ferit ve Sermet Ferit Reşat Nuri Güntekin’in edebiyat dünyasınca bilinen müstear isimleridir. Bu çalışma ile Reşat Nuri Güntekin’in yeni tespit edilen remiz ile müstear isimleri ve bu isimlerle yayımladığı eserlerin bir listesi ortaya konulmaktadır. Yeni tespit edilen remiz ve müstear isimler şunlardır: “***, R.N., Çiğdem, Fakir, Karakuş, Saksağan, Yarasa”.
20
2007
“İKAROS’UN YENİ YÜZÜ CAHİT SITKI TARANCI”/ Arş.Gör.Oğuzhan Karaburgu
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biri olan Cahit Sıtkı Tarancı, kendisine has şiir dili ve dünyası ile edebiyat tarihimizde mühim bir yer işgal eder. O şiire bir ihtiras halinde sarılmış, şiir yazmaya başladığı lise yıllarından ölümüne kadar “şâir” vasfına sadık kalmıştır. Sırf bu sebepten yazmış olduğu hikâyelerin dergi ve gazete sayfalarında kalmasına rıza göstermiştir. Şâir dostu Ziya Osman Saba’ya yazdığı bir mektubunda, “şiir kıskanç bir sevgilidir. Onun üstüne gül koklanmaz, yar sevilmez” der.
Cumhuriyet dönemi Türk şiirimizin bu kıymetli şâiri hakkında Ramazan Korkmaz tarafından “İkaros’un Yeni Yüzü Cahit Sıtkı Tarancı” ismini taşıyan bir kitap yayımlandı. Akçağ yayınları arasından çıkan bu çalışma Cahit Sıtkı Tarancı hakkında akademik ölçüde yazılan tek eser olma özelliğine de sahiptir. Herhalde Türk edebiyatında Cahit Sıtkı Tarancı kadar şanslı başka bir isim yoktur. Zira çok az yazar ve şâirimize nasip olmuş bir inceleme bolluğuna sahiptir. On kadar kitap ve sayısı epeyce bir yekun tutan makale ve tez, onun farklı cephelerini, şiirini, şâirliğini ve eserlerini anlatmaya ve aydınlatmaya hasredilmiştir.
8
2007
REŞAT NURİ GÜNTEKİN'İN HİKÂYELERİNDE ÇOCUK / ARŞ. GÖR. OĞUZHAN KARABURGU
Çocuk, tek başına temsil ettiği değer bakımından bütün ilim ve sanat dallarının ilgi sahasına girmiş, bu sebeple onun fizikî, psikolojik, sosyolojik ve pedagojik problemleri; bir değer olarak hayatımızdaki yeri ve önemi çeşitli yaklaşımlarla incelenmiştir.
Edebîyat da kendi hudutları içinde çocuğa ayrı bir önem vermiştir. Edebîyat sahası içerisinde çocuk iki ana esas üzerinde değerlendirilir: “Edebîyatta çocuk” ve “Çocuk edebîyatı”. Çocuk edebîyatı, çocukluk çağını yaşamakta olan insanların duygu, düşünce ve hayallerini sözlü ve yazılı olarak işleyen, bu çağı yaşamakta olanların edebîyat ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulan edebîyattır; edebîyatta çocuk ise bütün bir edebîyatta çocuğun aldığı yerdir . Bu “yer”, edebî eserde yer alan kahramanın çocukluk devresi olabildiği gibi, bizatihi kahramanın çocuk olarak seçilmesi de olabilir.
11
2007
DIŞ TÜRKLER, KIRIM, VATAN VE ROZALYA ANA / YARD.DOÇ.DR. YUNUS AYATA
Sevinç Çokum, hikâye ve romanlarında imparatorluktan millî devlete geçerken geride bıraktıklarımıza ve onların mücadelelerine sık sık değinen yazarlarımızdandır. Bu çalışmada Çokum’un “Rozalya Ana” adlı eseri tahlil edilmiş Kırım Türklerinin topraklarına dönme mücadeleleri ile topraklarını tekrar vatan yapmak için gösterdikleri gayretlere ayrıca değinilmiştir.
11
2007
FARUK NAFİZ’İN “MEMLEKETÇİ” ŞİİRLERİNDE ANADOLU ve ANADOLU İNSANI(II.BÖLÜM) / YARD. DOÇ.DR. NURİ SAĞLAM
Millî Mücadele yıllarında işgal altındaki İstanbul’dan kaçıp gizlice Anadolu’ya geçen bazı edebî simalar, 1897 Türk-Yunan savaşından itibaren ara sıra muhayyel bir yer ve tip olarak zihinlerde canlanmış olsa bile daha çok sosyo-kültürel anlamda “taşra” ve “taşralı” olarak görülen “Anadolu” ve “Anadolu insanı”yla ilk defa Millî Mücadelenin ağır şartları altında tanışmak mecburiyetinde kalmıştır.
Üye Paneli
Reklam
Kİmler Çeviİrİmİçİ
Ziyaretçiler: 13

Yazar: