14
2012
BİR POPÜLER ROMANCI ESAT MAHMUT KARAKURT - BİR ESTETİK ROMANCI AHMET HAMDİ TANPINAR / PROF.DR. ŞABAN SAĞLIK
Sanat, hitap ettiği 'kitleye' göre, 'popüler' ya da 'estetik' vasıflar kazanıyor. Bu iki sanat kategorisi hemen her ülkenin sanat tarihinde mevcuttur. Ayrıca, her ülkede bu iki sanatı karşılayan değişik adlar ya da terimler kullanılmaktadır. Bu kitapta söz konusu durum, 'roman' örneğinde ortaya koymaya çalışılarak 'popüler roman' ve 'estetik roman' kavramları tercih edildi. Ayrıca bu iki kategoriye birer örnek romancı da seçildi. Popüler romana Esat Mahmut Karakurt; estetik romana ise Ahmet Hamdi Tanpınar temsilci olarak tercih edildi. Popüler romancılar sanatalrını mutlaka birşeye (para, ün ideoloji) alet ederler. Buna karşılık estetik roman yazarları, sanatlarını herhangi bir şeyin aracı olarak görmezler. Esat Mahmut, hemen hemen bütün romanlarını genç Türkiye Cumhuriyeti'nin gerçekleştirdiği inkılapları ve Batılı hayat tarzını yerleştirmek maksadıyla yazmıştır. Tanpınar'da böyle bir kaygı yoktur. Onun en büyük amacı, çokça ciddiye aldığı edebiyat alanında mükemmel romanlar yazmaktır. Tabii ki, bu romanlarda Türk insanının temel trajik ve felsefi problemleri irdelenmiştir. İlk planda estetik değeri yüksek romanlar yazmayı hedefleyen Tanpınar, ikinci planda Türk milletinin temel trajedisini ve problemlerini yansıtmayı gaye edinmiştir. Bu kitapta söz konusu romancılar; hem romancı kimlikleri hem romanları hem de okurları açısından mukayeseli bir şekilde irdelenmeye çalışılmıştır.
8
2012
Türk Şiirinde Hz. Peygamber (1860-2011) / Prof.Dr. İsmail Çetişli
Konu: Her türlü sanatın (mimari, heykel, resim, musiki, edebiyat vb.) ana kaynaklarından biri din; dinin sınırlarını belirlediği evrene dair varlık, tabiat, insan, olay ve meselelerin birey ve toplumun zihni, ruhu ve gönlünde uyandırdığı coşku ve heyecanlardır. Söz konusu evrensel gerçek, diğer toplumlar gibi, Türk milleti için de geçerlidir. Nitekim Türk milletinin geride bıraktığı son on asırlık kültür ve sanatının ana kaynakların başında İslâmiyet yer alır. Hz. Muhammed, İslâm dinin peygamberi; yani bu dini ve esaslarını insanlara tebliğ eden; tebliğ ettiği dini kendi hayatında bütün derinliği ve genişliği ile yaşayan; kimlik ve kişiliğiyle “örnek” olan insandır. Söz konusu nitelikleriyle O, -özellikle kendisine inanan mümin ve toplumlar için- müstesna bir şahsiyettir. Böyle bir müstesna kimlik ve kişiliğin, toplumun sanatında yankısını bulmaması düşünülemez elbette. Nitekim Türk edebiyatının son on asırlık tarihinde ana konularından biri Hz. Peygamber olmuştur. O kadar ki, XI. yüzyıldaki ilk İslâmî eserlerden bugüne kadarki Türk edebiyatında zengin bir “Peygamber Edebiyatı”nın varlığından bahsetmek hiç de mübalâğa olmaz...
27
2011
100. Yılında Yeni Lisan Hareketi ve Millî Edebiyat Çalıştayı Bildiri Kitabı
29-30 Nisan 2011 tarihinde İstanbul'da Türk Edebiyatı Vakfı'nın tarihi binasında Türk Dil Kurumu ve Türk Edebiyatı Vakfı'nın desteği, Basın İlan Kurumu'nun katkıları ile gerçekleştirilen "100.Yılında Yeni Lisan Hareketi ve Millî Edebiyat Çalıştayı"nın bildiri kitabı Türk Edebiyatı Vakfı yayınları arasında çıktı. Bildiri kitabını TEV'in satış bürosundan temin edebilirsiniz...
.
11
2011
MEKÂNIN HİKÂYESİ,HİKÂYENİN MEKÂNI / YARD.DOÇ.DR. AYŞE DEMİR

"Mekanın Hikayesi-Hikayenin Mekanı" isimli bu kitapta mekan bir kurgu öğesi olarak incelenirken birey ve toplum için ifade ettiği anlam dünyasıyla da karşımızdadır. Başta ev olmak üzere bütün mekânlar 'yaşam'a ve 'ölüme' e sahne olurlar. Kalıcılıkları, insan hayatına kıyasla daha uzun olduğu için nesiller boyu dönüşümlere ve yeniden başlangıçlara tanıklık edebilirler. Buna göre mekânlar aynı 'tarihi' olma vasfını da derinliklerinde barındırmaktadırlar. Çünkü bireye ve topluma ait tarihe sahne olmuşlar ve tanıklık etmişlerdir. İnsanlar ve eylemler geçip gitse de mekânlar bütün yaşanılmışı muhafaza eden ve hatırlatan yapılarıyla oradadırlar. Derinliklerinde yatan ve biriktirdiklerinden oluşan bu anlam dünyalarını başka zamanlarda anlatmaya devam ederler. Mekân-insan-zaman arasındaki bu ilişki, maddi cephesi bir tarafa, neredeyse tamamen ruhsal niteliktedir.
Elinizdeki kitabın amacı, kurgunun önemli bir parçası olan mekânın derin boyutlarını ve olay örgüsü, kişiler, zaman ve diğer kurmaca unsurlarıyla olan etkileşimini Türk hikâyeciliğinin bir döneminde görünür kılmaktadır.
Kesit Yayınları, 2011.
9
2010
PROF.DR.ÖMER FARUK HUYUGÜZEL ARMAĞANI
SUNUŞ YA DA GEÇMİŞE BAKARKEN,5
FAZIL GÖKÇEK,Prof. Dr. Ömer Faruk Huyugüzel,9
İNCİ ENGİNÜN,Tanzimat Sonrasında Nedim’in Yorumlanması,25
ZEYNEP KERMAN,Tanzimat ve Servet-i Fünun Romanlarında Doktorlar,53
RIZA FİLİZOK,Söylem ( Discours ) ve Anlatı (Recit) Üzerine,61
YAVUZ AKPINAR,Bir Nostalji Şiiri Olarak “Haydar Baba’ya Selam”,73
ABDULLAH UÇMAN,II. Meşrutiyet’in Gölgesinde Gümülcine Vak’ası Yahut “Sopalı Seçimler”,79
N. HİKMET POLAT,Kahire’deki Izmir,101
SEMA UĞURCAN,Şair Yaşar Nezihe Hanım,107
ALEV SINAR UĞURLU,Hayât-ı Hakikiyye Sahneleri Üzerinde Bir Tasnif Denemesi,129
METİN KAYAHAN ÖZGÜL,Ali Ekrem, Meşrûtiyet Dağdağası İçinde...,141
ALAATTİN KARACA,Reşat Enis Aygen’in Despot’u,175
RAHİM TARIM,Güneşe Karşı Konuşma,183
RIZA BAĞCI,Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı İle Kiracıları Romanında Kişiler ve Karakterizasyon,203
SABAHATTİN ÇAĞIN,Fikir Akımları Karşısında Ömer Seyfettin,223
FAZIL GÖKÇEK,Romana ve Romancılığa Dair Bir Tartışma,235
MUSTAFA ÖZSARI,İşgal Döneminde Balıkesir Basını,251
ŞERİFE ÇAĞIN,Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Roman ve Hikâyelerinde Kadın İmajı,265
YASEMİN AY,Lamartine’in İzmir’e Yerleşme Planları ve Bu Planlar Üzerine Bazı Dikkatler,277
ÖZLEM NEMUTLU,Halit Ziya’nın Hayvanları Konu Alan Hikâyeleri Üzerine Bazı Dikkatler,287
ÖZLEM FEDAİ,Behçet Necatigil’in Şiir Duyarlılığı,299
MÜBERRA BAĞCI,Denizin Çağırışı, Aylak Adam ve Tutunamayanlar’da Yabancılaşmış Kişiler,313
H. HARİKA DURGUN,Yakup Kadri’nin İlk Dönem Hikâyeleri ile Hatıraları Arasındaki İlişki,339
Üye Paneli
Reklam
Kİmler Çeviİrİmİçİ
Ziyaretçiler: 10
Yok

Yazar: