Nis
1
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

CHEF / NECATİ TONGA

Günümüz Türk hikâyeciliğinin en popüler isimlerinden biri olan Mustafa Kutlu’nun hikâyecilik serüveninde 2000 yılı önemli bir milâdı işaret eder. Uzun Hikâye adlı eseri ile bir uzun hikâye dönemine giren Mustafa Kutlu; Mavi Kuş, Beyhude Ömrüm, Tufandan Önce, Rüzgârlı Pazar adlı hikâye kitaplarını birbiri peşi sıra neşretmiştir. Uzun hikâyelerini eylül ayında yayımlayan Kutlu, bu geleneği bozmayarak geçtiğimiz aylarda bir uzun hikâye daha yayımladı: Chef.(Kutlu, Mustafa, Chef, Dergâh Yay., İst., 2005, 214s.)

Chef öncelikle ismiyle dikkat çeken bir kitap. Kutlu’nun eserlerine âşinâ olanları şaşırtan bir isim Chef. Eserine Chef adını veren Kutlu, bu sâyede ülkemizdeki dil yozlaşmasına da dikkat çekmeye çalışmıştır.

Ock
3
2008
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

BATI EDEBİYATINDA EDEBÎ AKIMLAR / PROF. DR. İSMAİL ÇETİŞLİ

   Güzel sanatların kollarından biri olan edebiyat veya edebî eser, estetik bir kompozisyondur. Başta muhteva, yapı, dil ve üslûp olmak üzere pek çok unsurdan teşekkül eden bu kompozisyonun gerçek mânâda anlaşılıp yorumlanabilmesi veya ondan estetik zevk alınabilmesi için okuyucu ve -özellikle- edebiyat araştırmacısının ciddî biçimde hazırlıklı veya donanımlı olması lâzımdır.
   Edebiyat biliminin asıl çalışma alanı, bizzat edebiyatın kendisi; yani metin tahlili veya metin tenkidi olmakla birlikte, söz konusu saha, edebiyat teorisi ve edebiyat tarihi ile bütünlük kazanır. Edebî akımlar, edebiyat biliminin alt birimlerini teşkil eden edebiyat teorisi, edebiyat tenkidi ve edebiyat tarihi ile iç içedirler. Zira edebiyat akımları, öncelikle edebiyatın mahiyeti ile ilgili birtakım soyut düşünce ve kanaat demetidirler. İkinci olarak, bu düşünce ve kanaatler, herhangi bir eserin değerlendirilmesinde tenkidî bir mihenk olabilir. Üçüncü olarak da, edebî akımlar, yazar ve şairleri müşterek değerleri etrafında bir araya getiren ve onların bu çerçevede pek çok esere hayat vermelerine imkân hazırlayan birer edebiyat iklimidirler. Bu sebeple edebiyat akımları, edebî eserlerden de ayrı düşünülemezler. Bütün bunların tamamı ise, edebiyat tarihi denilen bütünü oluştururlar.

Ara
26
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

BİR KADIN YAZAR: "CAHİT UÇUK"/ YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA

   Bugüne kadar kadınların şair ya da yazar olması için gayret sarf edildiği söylenemeyeceği gibi, az sayıda olan kadın şair ve yazarlara da çok önem verildiği söylenemez. Bu sebeple Türk edebiyatına belki de önemli katkılar yapacak kadın şair ve yazarların yetişmesi gecikmiştir. Gerçi Türk edebiyatı tarihi kadın şair ve yazarlar açısından tamamıyla fakir sayılmaz. Son devirde yetişen Adalet Ağaoğlu, Füruzan, Sevinç Çokum, Pınar Kür, Lale Müldür, Buket Uzuner, Ayşe Kulin, Nazan Bekiroğlu, Elif Şafak ve Latife Tekin gibi kadın şair ve yazarları hesaba katmasak bile geçmişte de kadın şair ve yazarlar Türk edebiyatı tarihi sayfaları arasında kendilerine yer bulmaya çalışmışlardır. Özellikle on dokuzuncu asırdan itibaren kadın şair ve yazarların daha sıklıkla görülmeye başladığını söyleyebiliriz. Bu anlamda ilk halka, Ahmet Cevdet Paşanın kızları, aynı zamanda ilk kadın romancılarımız, Fatma Aliye ve Emine Semiye Hanımlardır. Bu halkanın devamına ise, Halide Edip Adıvar, Güzide Sabri, Şükufe Nihal Başar, Halide Nusret Zorlutuna, Samiha Ayverdi, Mükerrem Kamil Su, Kerime Nadir, Suad Derviş isimlerini ekleyebiliriz.

Ara
26
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA HİSAR TOPLULUĞU/ ÖZTÜRK EMİROĞLU

   Süreli yayınlar, yayımlandıkları devrin toplumsal, siyasal, kültürel ortamını yansıtmaları ve sayfalarında farklı zihniyetteki kişiler tarafından kaleme alınmış yazıları saklamaları bakımdan bir devri tanımak, anlamak ve yorumlamak için incelenmesi gereken önemli malzemelerdir. Bir devrin pek çok sorunu üzerine yapılan tartışmaları, ortaya atılan çözüm önerilerini farklı anlatı ve söylem düzeyinde yüzlerce yazıyı ancak dergilerde bulmak mümkündür. Bu nedenle dergiler birer yazı hazineleridir. Hisar dergisi de bu hazinelerden biridir.
   Elinizdeki kitapta, 1950-1980 arasında yayımlanmış Cumhuriyet devri Türk edebiyatının uzun ömürlü sanat ve edebiyat dergisi Hisar ve bu dergi etrafında oluşmuş Hisar Topluluğu incelenmektedir.
   AKÇAĞ YAYINLARI.

Ara
26
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TÜRKİYE'DE EDEBİYAT TOPLULUKLARI / ÖZTÜRK EMİROĞLU

   Türkiye’de Edebiyat Toplulukları, şimdiye kadar müstakil bir çalışma olarak yayımlanmamıştır. Yurt içinde edebiyat eğitimi alan kimseler pek çok kaynağa ulaşmada büyük zorluklar yaşamazken, yurt dışında Türkoloji eğitimi gören insanların kaynaklara ulaşması oldukça zordur. O nedenle bu çalışma, Türklere yönelik olmasının yanında, yabancı Türkologlar da düşünülerek hazırlanmıştır. Mümkün olduğu kadar geniş kaynaklardan yararlanılarak, ideolojik kaygılar ön planda olmaksızın toplanmış ve Türk edebiyatı tarihinde yer edinmiş edebiyat toplulukları; oluşumları, edebî çalışmaları, dağılışları ve etrafında kümelendikleri süreli yayınlar da incelenerek, manifostolarıyla birlikte tanıtılmaktadır.
  AKÇAĞ YAYINLARI.

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...

Kİmler Çeviİrİmİçİ

Kullanıcılar :

Arama Motorları : Crawl Bot

Şuan Sitede 0 kullanıcı, 1 arama motoru, 2 ziyaretçi ile toplamda 3 kullanıcı bulunmaktadır.

Takvim

«    Ekim 2018    »
PtSaÇrPrCuCtPz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031