Edebiyat teorisi alanının en çok tartışılan, alıntı yapılan klasik eserlerinden biri daha uzun bir aradan sonra Türkçede. Bloom Etkilenme Endişesi'nde esasen Romantik şairler üzerinden, sanatçı birey ile selefleri arasındaki "Ödipal" denebilecek ilişki hakkında, "bir şairin başka bir şairin doğmasına nasıl yardım ettiği" hakkında gayet özgün ve çok tartışılmış bir teori geliştiriyor. Şiir tarihi, güçlü şairlerin kendilerine hayali bir uzam açabilmek için başka bir şairi "yanlış okumaları" yoluyla oluşurona göre. "Gerçek şiir tarihi, şairlerin şair sıfatıyla başka şairler yüzünden nasıl ıstırap çektiklerinin hikâyesidir, tıpkı gerçek bir biyografinin kişinin kendi ailesi yüzünden (...) çektiği ıstırabın tarihi olması gibi." Şairlerin bu ıstırap ve endişeyle yaratıcı biçimde baş edebilmek için geliştirdiği stratejileri, Kitabı Mukaddes'ten, Lucretius'tan, Aziz Pavlus'tan, Sokrates öncesi düşünürlerden, Blake'ten ödünç aldığı terimler ve mitolojik öğelerle, yarı mitolojik-yarı teorik son derece kendine özgü bir dille anlatan bu kitap zorlu ama keyifli bir okuma macerası vaat ediyor.
1919–1928 yılları, Türk sosyal ve siyasal hayatının en çalkantılı dönemlerinin başında gelir. Birinci Dünya Savaşı ve bunu takip eden olaylar hayatın her tabakasını derinden etkiler. Bu çalışmadaki amaç, romancıların bu çalkantılı dönemdeki tavırlarını ortaya çıkarmak, dönemin getirdiği konu ve malzeme çeşitliliğinin romanlara ne kadar yansıdığını tespit etmektir. Tanzimat'tan itibaren sosyal meseleler üzerinde yoğunlaşan romanımız Meşrutiyet döneminde de bu eğilimini devam ettirmiştir. Bu yıllar arasında yayımlanan romanların sayısı dikkate alındığında dönemin getirdiği konu çeşitliliği ve bolluğu pek az romanda kendine yer bulabilmiştir. Sosyal meseleleri ikinci plâna atan romancılarımız, popüler olma kaygısıyla kaleme aldıkları romanlarında daha çok bireysel temaları basit kurgularla işlemişlerdir. Bunun yanında sosyal meseleleri ele alan romanlarda, daha sonraki dönemde çokça işlenecek temalar üzerinde durulmuştur. İmparatorluktan Cumhuriyet'e geçişte yaşanan problemler üzerinde yoğunlaşan bu temalar Anadolu'ya bağlı sorunlar, eğitim ve çağdaşlaşma gibi konuları kapsamaktadır.
Yahya Kemal'in ardında bıraktıklarını bize onun hayatında yaşadığı kaybediş ve kayboluşu ve bunlardan damıttığı büyük şiiri hatırlan "Gemi Elli Yıldır Sessiz" Özel mektupları ve yazışmalarıyla ölümünün 50. yılında Yahya Kemal sergisi 13 Kasım -13 Aralık tarihleri arasında Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu'nda. Sergiye eşlik eden sergi kitabı, bu büyük şairin bilinmeyen yönlerini öğrenmek isteyenlere...
"Hikemîlik", "hikemî edâ", "hikemî şiir", Türk kültürü ve edebiyatının ana damarlarından birini oluşturur. Yahya Kemal Beyatlı, başta Rübâîler olmak üzere Kendi Gök Kubbemiz ve Eski Şiirin Rüzgârıyle isimli kitaplarında yer alan şiirlerinde ele aldığı konu ve temalarla (sonsuzluk, yaşlılık, fânîlik, aşk, şiir, vatan, İstanbul vb.) ilgili olarak sık sık hikemî söyleyişlerde bulunur. Bunun için duygu, düşünce ve kanaatlerini olabildiğince ayrıntı ve fazlalıklardan temizleyip söz imbiğinde damıtmak suretiyle mısrada teksif eder. Dolayısıyla hikemîlik, hikemî edâ veya hikemî tarz ve tavır, onun şiirlerinin hem muhteva hem dil hem de üslûp bakımından önemli ve belirgin niteliklerinden birisi olur.
Şair, Yazın, Dil ve Sanat adlı eserinde küçük bir poetika oluşturmuştur. İsmi Şiir İçin Küçük Bir Tractatus'tur). Küçük poetika üç maddeden ve bu maddelerin açıklaması anlamında birkaç alt maddeden oluşmuştur.
Edebî eser, okuyucunun dünyasına kendi düzenini kurmaya çalışır. Bu açıdan eser ile okuyucu arasındaki ilişki bu dünyanın derinlemesine tahlil edilmesi ve araştırılması ile gün yüzüne çıkar. Sanatın da heyecan uyandırıcı yanı budur. Dil ve edebiyat araştırmaları, zamanın elinde şekillenen insana ait en önemli değerdir. Bir milletin var olma serüvenini kendi diline ve edebiyatına bakarak ortaya koymak ve onu kitap sayfalarında yeniden canlı kılmak araştırmacının en önemli görevidir. Bu açıdan dünyanın işleyişini, kendi dili ve edebiyatıyla sorgulayan ve her sorgulayışta kendi değerlerini deşifre eden insan, yarattığı bu türlü eserlerle kendini ve dünyayı yeniden anlamlı kılar.
Mehmet Şahinkoç Zor Şiir 1
Edip Ayel’in Şiirlerinde İstanbul
Necati Tonga
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –
İkinci Yeni Şairlerine Göre Yahya Kemal
Doç. Dr. Alâattin Karaca
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –