Yazar Ercan_Köksal, Kategori: Makale » Milli Edebiyat
alt     Türkçede "gülmece, söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme" manasında kullanılan ironi eski Yunancada "eironeia", söylenenin tam tersinin kastedildiği ifade şeklinde tanımlanmıştır. İroni; dramatik ironi, trajik ironi, söz ironisi, romantik ironi, pratik ironi ve diyalektik ironi olmak üzere kendi içinde de çeşitlendirilmiştir. İroninin alaydan farkı ise; alayın, ses tonu, söz, davranış vb. yollarla biriyle, bir şeyle eğlenme, küçümseme şeklinde yapılmasıdır. Yazınsal türlerde alay ise, içinde bulunulan çarpık bir duruma karşı söylenecek eleştirinin direk olarak dışavurumu şeklinde gerçekleşmesidir.
  Tarih: 30 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 164   |   Yorumlar: 0
Yazar Admin, Kategori: DUYURULAR
alt
 
  Tarih: 28 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 794   |   Yorumlar: 1
alt     Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Sayın Prof. Dr. Sadık TURAL Bey’in “Yazarlar, atalarından aldıklarını fikir eserleri, edebiyat eserleri yapıyorlar; onlar, yazarlar atalarının sözcüsüdür. dediği gibi, dünyaca tanınmış, romanları ve hikayeleri dünyada bir rekor olmak üzere 153 dile çevrilmiş olan Cengiz AYTMATOV, atalarının eserlerini en güzel şekliyle değerlendirip, sadece Kırgız halkının ve Türk dünyasının değil, tüm insanlığın hizmetine sunan bir sanatçıdır.
     Cengiz AYTMATOV, sanatını, geçmiş ve gelecek arasında köprü vazifesi gören efsanelerden, destanlardan ve mitolojilerden alarak, Batı ve Doğu halklarının kültürünü mükemmel şekilde sentezleyerek oluşturmaktadır. Yazar, bu tarihin derinliklerinden gelen insanî değerler ile günümüz insanının kültürünü bir potada eriterek, insanların, hayvanların ve tabiatın problemlerine karşı çözümler aramaktadır. Aytmatov, dünyada aynı mekanı paylaşıp aynı havayı teneffüs eden her canlının, sorunsuzca yaşamasını dilemekte ve bu sorunlara kalemiyle çözümler bulmaya çalışmaktadır.
 
  Tarih: 28 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 126   |   Yorumlar: 0
Yazar Admin, Kategori: DERGİLER » Edebî Dergiler
altYazılar
· Nazım PAYAM--Yunus'un Gülü
· M. Mehdi ERGÜZEL--Kabaklı Hoca'ya Hasret
· Süleyman DOĞAN--Ahmet KABAKLI
· İsmail ÇETİŞLİ--Bir Hatıranın Aydınlığında
· İsa KOCAKAPLAN--Bir Ayrılışın Hikayesi
· Yahya AKENGİN--Hem Şeytan Taşlamaya Hem de İbadete Vakit Bulan Yazar
· Kazım YETİŞ--Hoca Ahmet KABAKLI
· Hasan ÖZÇAM--Kabaklı Hoca'nın dergisi
· Şinasi GÜLAÇTI--Güler Yüzlü Yazılar
· Fırat KIZILTUĞ--Sanatçıların Manevi Atası Ahmet KABAKLI
· Kemal BATMAZ--Soruşturma
· Ziya ÇARSANCAKLI--Bir Harput Yıldızı
· Serhat KABAKLI--İki Hatıra
· BELKIS İBRAHİMHAKKIOĞLU--Alperenler
· Necati KANTER--Yitik Zaman (Hikaye)
· Mahir ADIBEŞ--İstanbul'daki Harputlu
· A. Vahap AKBAŞ--Kimin İçin Yazmalı
· Erol ÜLGEN--Ahmet Kabaklı'nın Yazılarında Mevlana
· suat BULUT--Kırılma Anı
· Serap ÖZTUNCER--Mehmet Nuri Yardım(Röportaj)
· Ahmet ULUDAĞ--Cengiz Aytmatov'u Uğurlarken
· Nazım PAYAM--Şehrin Mabetleri Bir Bir Tükeniyor
· Ahmet Faruk GÜLER--Kitap Vitrin
Şiirler
. Ahmet KABAKLI-- Yunus'un Gülleri
· Yusuf ÇEKER-- Düşlerden Sonrası
· M. Halistin KUKUL--Ağla Yüreğim Ağla
· İmdat AVŞAR--Cengiz Aytmatov'A Ağıt
· Yusuf DURSUN--Ay Canım
· Ömer KAZAZOĞLU--Tenha-Su
· Kalender YILDIZ--Şerh
· Seval KOÇOĞLU--Natürmort
· Ahmet Tevfik OZAN--Deli Divane
· Rıfat ARAZ--Bildim Seni
· Serdar ASLAN--Yenilgi
· Ahmet AYDOĞDU--Cinnet Harfleri
  Tarih: 26 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 7   |   Yorumlar: 0
Yazar Admin, Kategori: KİTAPLIK » Yeni Çıkanlar
alt     Osmanlı yöneticileri, XVIII. asrın başlarında, askerliğe, bilime ve teknolojiye dair yeniliklere yönelirken, farkında olmadan, hayatın her alanında ve sanatta Batılılaşmaya da kapı aralamışlardır.
     Böylece, hem fizik hem estetik bir değişim süreci, aynı zamanda başlamıştır.
     Bin yıldır içinde yaşanılan kültürden bir başka kültüre geçilmektedir. Ne var ki, sanatın, özellikle edebiyatın akşamdan sabaha değişmesi söz konusu değildir. Bir yaşama üslûbunun ifadesi olarak edebiyat; dünden bugüne, bugünden yarına, duraksız bir yolculuktur.
     Öyleyse, Tanzimat'tan sonra ortaya çıkan edebiyat, eğer "yeni" ise, sürecin, muhakkak, daha öncesinin olması lazımdır. Bu durumda; edebiyatla Batılılaşma arasındaki münasebet, sanıldığından daha sıkıdır ve "yenileşme", şimdiye kadar söylenegelenden çok daha erken bir dönemde başlamıştır.
  Tarih: 26 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 96   |   Yorumlar: 0
alt     Bu bildirimizde önce gelenekli anlatılarla modern hikâye ve roman arasındaki bağa dikkat çekmek, sonra gelenekli anlatıların modern hikâye ve romanın kurgusunda üstlendiği role temas etmek istiyoruz. Daha sonra konumuz çerçevesinde Hüseyin Nihal Atsız'ın Ruh Adam romanıyla Cengiz Aytmatov'un Gün Uzar Yüz Yıl Olur romanın kurmaca dünyasında gelenekli anlatılardan masal ve efsaneden yararlanma tarzlarını ele alacağız. Asıl olarak da romanın kurmaca dünyasında zaman unsuru çerçevesinde gelenekli anlatıların modern hikâye ve roman üzerindeki fonksiyonunu değerlendirmeye çalışacağız. ‘Tarihî roman' şeklinde isimlendirilen roman kategorisi içinde gelenekli anlatılardan gelen anlatı düzleminin, bu arada zaman tasavvurunun modern romana ne kattığını tartışmaya açma gayreti içinde olacağız.
  Tarih: 22 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 229   |   Yorumlar: 0
Yazar Admin, Kategori: Makale » Diğer
Türk Edebiyatı Tarihinde Mühim Bir Mecmua: Akbaba
Necati Tonga

- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın -
 
  Tarih: 22 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 93   |   Yorumlar: 0
Yazar Mehmet Doğanay, Kategori: Makale » Diğer
alt    Eğitim sistemimizde ilköğretim okullarından başlayan ana dili eğitimi, üniversite seviyesinde de sürdürülmektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5/1 maddesiyle 1982-1983 eğitim-öğretim döneminden başlamak üzere, üniversitelerde ortak ve zorunlu olarak Türk Dili derslerinin okutulması hükme bağlanmıştır.
     Türk Dili derslerinin üniversitelerde okutulmasının amacı, 1983 yılında YÖK'ün hazırladığı çerçeve programda şu ifadelerle açıklanmıştır:
    "Yükseköğrenimini tamamlamış olan her gence, ana dilinin yapı ve işleyiş özelliklerini gereğince kavratabilmek; dil-düşünce bağlantısı açısından yazılı ve sözlü ifade vasıtası olarak, Türkçeyi doğru ve güzel kullanabilme yeteneği kazandırabilmek; öğretimde birleştirici ve bütünleştirici bir dili hâkim kılmak ve ana dili şuuruna sahip gençler yetiştirmektir."
  Tarih: 16 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 70   |   Yorumlar: 0
alt     Ece Ayhan, poetikasını sivil toplum düşüncesi üzerine kurmuş bir şair. Şiirleri de bu düşünceye uygun. O nedenle her türlü otoritenin, iktidarın ve devletin dışında; hatta karşısında, uçta bir şiir Ece Ayhan'ınki. Verili her şeye; düşünceye, tarihe, sanata, şiire kuşkuyla yaklaşması ve bunları, cezalandırılma pahasına sorgulaması, karaşınlar, ‘hâl ve gidişi sıfır olanlar' dediği, dışta bırakılmış, kara bir coğrafyada yaşayan sivilleri konu edinmesi, hep sivil toplum düşüncesinden kaynaklanmakta. Onun için bu topluma, toplumdaki ‘işletilen yürürlük'e, düşünce serüvenine, bu toplumun tarihine, aydınlarına, sanatçılarına, eğitim sistemine, algılama ortalamasına ‘yenilmez yutulmaz eleştirileri' var. Bozuk ve seviyesiz bir anlayışın ve algılama biçiminin tüm topluma egemen olduğunu ileri sürmekte.
  Tarih: 15 Eylül 2008   |   Görüntüleme: 113   |   Yorumlar: 0