NÂZIM HİKMET’İN SANAT EVRENİNDE BİLİNÇ PARÇALANMASI VE MEVLÂNÂ KARMAŞASI
YARD. DOÇ. DR. CAFER GARİPER - ARŞ. GÖR. YASEMİN  KÜÇÜKCOŞKUN

- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

  Tarih: 29 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 314   |   Yorumlar: 0
Yazar Admin, Kategori: DUYURULAR

          ULUSLARARASI ÇAĞDAŞ IRAK TÜRKMEN TÜRKÇESİ VE EDEBİYATI BİLGİ ŞÖLENİ (28-29 NİSAN 2008 / KAYSERİ)

          2005 ve 2007 yıllarında çok sayıda bilim insanının katılımıyla Erciyes Üniversitesinde “I. ve II. Erciyes Türkçe Günleri”ni gerçekleştiren Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Türk Dil Kurumu ortaklaşa yeni bir programa daha imza atacaklar. 28-29 Nisan 2008 tarihlerinde yapılacak “Uluslararası Çağdaş Irak Türkmen Türkçesi ve Edebiyatı Bilgi Şöleni”nde 20’si Irak (Bağdat, Kerkük ve Musul), 3’ü Azerbaycan, biri İran, biri KKTC ve 20’si Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden olmak üzere 45 akademisyen bilimsel bildiriler sunacaklar. İki gün sürecek Bilgi Şöleni’nin birinci günü Sabancı Kültür Sitesi, ikinci günü ise Fen-Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılacaktır.
           Bilindiği gibi Irak’ta iki milyon soydaşımız yaşamakta ve bunlar Irak Türkmenleri, Azerbaycan, Türkmenistan, İran ve Gagauz Yeri’nde yaşayan Türkler gibi Oğuz boyundan gelmekte ve Türkiye Türkçesine çok yakın bir dil kullanmaktadırlar. Ayrıca yazı dili olarak Arap harfli Türkiye Türkçesini benimsemişlerdir. Türkiye Türkçesiyle romanlar, hikâyeler, şiirler, piyesler yazdıkları çağdaş bir edebiyatları mevcuttur. Bu Türkçeyle çeşitli dergiler yayımlandığı gibi halen Türkmeneli Tv de Kerkük ve Ankara’dan bu dille yayın yapmaktadır.
           Bu Bilgi Şöleni, Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar aynı ülkenin sınırlarını paylaştığımız Iraklı soydaşlarımızın dil ve edebiyatlarının ülkemizde tanınması ve sorunlarının Irak, Azerbaycan, İran, KKTC ve Türkiye Üniversitelerinden katılan bilim insanlarıyla tartışılması amacını gütmektedir. Çünkü, Türkiye’de Irak Türkmenlerinin dili ve edebiyatı üzerine yapılan bilimsel çalışmalar yeterli değildir. Sınırımızın güneyinde yer almalarına rağmen, bu kardeş topluluğun dil ve edebiyatı gözlerden ırak kalmış, yeterince bilimsel çalışmaların konusu olmadığından ülkemizde tanınmamıştır.
           Bilgi Şöleni’nde sunulacak bildirilerde Irak Türkmen dili ve edebiyatının Türkiye ile ilişkileri yanında İran ve Azerbaycan’daki soydaşlarımızın diliyle ilişkileri de ele alınacak ve mukayeseli olarak işlenecektir.
  Tarih: 27 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 10   |   Yorumlar: 0

alt   Suskunlar(2007), İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası ve Amat’tan sonraki üçüncü romanı. Yazarın diğer yapıtları gibi ‘sıkı bir metin’ bu da. Sıkı örgü, romanın tüm yapısında; yani anlatımında, kurgu tekniğinde ve metinlerarası ilişkilerde göze çarpıyor. O nedenle, kolay kavranabilen bir yapıt değil. İlmekler çok ve sıkı; metinde dinsel, tarihsel, tasavvufî olay ve kişilere yoğun göndermeler var. Romanı kavramak için bu ilmekleri çözmek, derin yapıdaki anlama ulaşmak gerek. Ancak bu kolay değil; çünkü Anar, romanlarını din, tarih, tasavvuf, felsefe; hatta mitoloji bilgisiyle sıkıca örüyor. Suskunlar’da da durum aşağı yukarı aynı. Kısacası, yazarın diğer romanları gibi, Suskunlar da, okurundan özel bir çaba, belli bir birikim, bilgi; hatta araştırma istiyor. O hâlde yapılması gereken açık: Bu sıkı örgüyü, çözmeye çalışmak; metinlerarası ilişkileri, dinsel, tarihsel ya da tasavvufî göndermeleri saptayarak metnin derin/metaforik yapısına inmek. Ancak başta da belirtildiği  gibi Suskunlar yalnızca öz bakımından değil, anlatım ve kurgulama tekniği bakımından da sıkı. O nedenle metni çözümleyebilmek için ilkin romanın girift olay örgüsü ve anlatım tekniği üzerinde durmakta yarar var.

  Tarih: 26 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 427   |   Yorumlar: 6
alt   Fenelon'un Fransa'nın gelecekteki kralının eğitimi için yazdığı ve 1699'da  yayınlandıktan sonra ünü bütün Avrupa'yı saran eseri Telemakhos'un Serüvenleri, Yunan mitolojisinden alınma bir hikâyeye dayanarak ideal devletin ve devlet adamının nasıl olacağını anlatır.Tanzimat'la birlikte Batıya yönelen Osmanlı İmparatorluğu'nda siyasal yenileşmeyle bilimsel ve edebî yenileşme beraber ilerler. Bunun bir sonucu olarak Telemakhos'un Serüvenleri, Yusuf Kâmil Paşa tarafından 1859 yılında çevrilir ve Tercüme-i Telemak adıyla 1862 yılında yayınlanır. Eser, Batı edebiyatından Türkçeye ilk roman çevrisidir. Bu eser,Gonca Gökalp Alpaslan tarafından başına değerli bir inceleme eklenerek orijinal metin olarak yayımlanmıştır.
 ÖNCÜ KİTAP YAYINLARI
  Tarih: 24 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 176   |   Yorumlar: 0

alt   Puslu Kıtalar Atlası (1995), İhsan Oktay Anar’ın ilk romanıdır. Roman, çerçeve öykü yöntemiyle yazılmış olması, fantastik özellikleri, tarihî atmosferi, hayata ve bilmeye ilişkin felsefî temasıyla dikkati çeker. Bu makalede söz konusu roman, olay örgüsü, fantastik özellikleri, ve teması bakımından incelenmekte, ayrıca yapıtın geleneksel Doğu anlatılarıyla benzeşen yönleri saptanmaya çalışılmaktadır.

  Tarih: 24 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 970   |   Yorumlar: 0
Yazar Admin, Kategori: Makale » Milli Edebiyat
alt   Bu bildiride, Ömer Seyfettin’in öykülerinde giriş ve bitişler ele alındı. Bir öykünün başarısının değerlendirilmesinde başvurulan ölçütler arasında giriş ve bitişler belirleyici bir niteliğe sahiptirler. Giriş, öyküde gelişecek olay ya da olayların hazırlanması aşamasıdır ve okuyucuya çıkarılmış bir daveti olarak kabul edilebilir. Gereksiz ayrıntılardan uzak, amaca kilitlenmiş bir giriş, okuyucunun hikayeyi okumaya devam edip etmemesinde önemli bir etkendir. Yazarın öykülerinde genel olarak iki tip giriş olduğu saptandı; geleneksel öykü formunda karşılaşılan, açıklama ve tasvirlerle başlayan girişler ve in media res denilen, hikâyeni ortadan başlatıldığı girişler. Çalışmada başarılı ve başarısız girişlere örnekler verildi.
   Benzer biçimde bitişler üzerinde duruldu. Bitişler okuyucu açısından en önemli bölümü oluştururlar. Hatta bazı durumlarda hikâyenin başarısı, bitişindeki ustalığa bağlıdır. Olayların aydınlatıldığı, çatışmanın bir karara bağlandığı bölümdür. Yazarın öykülerinde üç tip bitiş saptandı. Şaşırtıcı bitişler (surprise ending), açık uçlu ve kapalı uçlu. En çok rastlanan bitişleri kapalı uçlu olanlardır. Yazar bazen epiloglar da kullanır. Sayıları az da olsa açık uçlu öykülerinin daha başarılı olduğu tespit edildi. Çalışmada her üç bitişe de örnekler verildi.
  Tarih: 24 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 102   |   Yorumlar: 0
Yazar Admin, Kategori: DUYURULAR
   Sitemiz üzerinden üyelerin birbirlerine mesaj göndermesine imkân sağlayan "Kişisel Mesaj" kısmı görülen lüzum üzerine bir süreliğine kapatılmıştır.
 
   YeniTurkEdebiyati.Com Yönetimi
  Tarih: 22 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 582   |   Yorumlar: 0

   Öykü, roman, çocuk kitabı ve deneme gibi değişik türlerde yayınladığı eserleriyle çağdaş Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Necati Tosuner’in yaşamı ve yazınsal kişiliği, Yrd. Doç. Dr. Tülin Arseven’in Yazgıya Başkaldıran Yazar: Necati Tosuner adlı monografi çalışmasının konusunu oluşturmaktadır. Arseven, çalışmasının önsözünde Tosuner üzerinde monografik bir çalışma yapma düşüncesinin 2005 yılının Haziran ayının sonlarına doğru Tosuner’in kendisine gönderdiği bir mektup üzerine oluştuğunu belirtmekte ve bu mektubu aktarmaktadır. 

  Tarih: 22 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 134   |   Yorumlar: 0

 


HAYATLA KURMACA ARASINDA ELİF ŞAFAK’IN SİYAH SÜT ROMANI
YARD. DOÇ. DR.CAFER GARİPER- ARŞ.GÖR. YASEMİN KÜÇÜKCOŞKUN
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın –

 

  Tarih: 20 Nisan 2008   |   Görüntüleme: 515   |   Yorumlar: 0