SEPETÇİOĞLU’NUN “BUGÜNKİ TÜRKİYE” ÜÇLEMESİNDE DEVRİN SOSYAL MESELELERİNİN YANSIMASI
YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA
- yazıyı okumak/ indirmek için
yazının devamına tıklayın -
Osman Horata,Sunuş,IX-X
Gürsel Aytaç, bu kitabında dünya edebiyatında bir edebî tür olarak denemenin doğşunu, gelişimini; geleneksel ve modern boyutlarıyla Alman ve Türk edebiyatlarındaki serüvenini irdeliyor, karşılaştırmalar yapıyor. Türün kurucusu kabul edilen Montaigne ve Bacon’dan başlayıp Almancada Lessing, Herder, Goethe, Th. Mann ve Heinrich Mann, Musil, Benjamin gibi önemli denemecilerle deneme türünü, Alman kültür coğrafyasında 20. yüzyıla kadar izliyor: Bu dikkat 2003 yılına kadar yayımlanan incelemeleri kapsayacak şekilde günümüze uzanıyor.
Çizgi - Yorum – Semih Poroy /
Sayfa
2
75. Yılımızda: “Varlık’la Yetişen” Nesillerden Arta Kalan /
Sayfa
3
Ne Olacak Bu Medyanın Hali... – Emin Karaca /
Sayfa
4
İnternet ve Basın – Vedat Çakmak /
Sayfa
12
Özgür Bir Basının Bedelini Ödemek – André Schiffrin /
Sayfa
15
Hiç (Şiir) – Engin Turgut /
Sayfa
18
Soruşturma: Özgür Basının Bedeli Avni Özgürel, Emre Aköz, Alpay Kabacalı, Ömer Madra, Nilüfer Kuyaş /
Sayfa
19
Şiirler Necmi Zekâ /
Sayfa
25
Oya Baydar ile Söyleşi – Hande Öğüt /
Sayfa
26
Yargı-K. (Öykü) – Orhan Duru /
Sayfa
32
Şiirler – Cengiz Bektaş /
Sayfa
33
Öykünün Bir Çağı... – Hasan Bülent Kahraman /
Sayfa
34
“Mektup Aşkları”nda İdeolojik Bir Kavram Olarak Aşk – Tülin Tankut /
Sayfa
39
Kaybolan Biyografi ve Bir Bilim Adamının Romanı – Vecdi Çıracıoğlu /
Sayfa
42
Kültür Gündemi: 2007’de Edebiyatımızda Ne Oldu? /
Sayfa
45
“Nabukadnezar’ ın Son Düşü” şü (Şiir) – Osman Olmuş /
Sayfa
49
Çağdaş Edebiyatımızda Yeni Oluşumlar – Mustafa Şerif Onaran /
Sayfa
50
‘Abdullah Cevdet Sokağı’ Sahi, Abdullah Cevdet Bey Hiç Ankara’ya Geldi mi? – Remzi İnanç /
Sayfa
53
Edebiyatta Göçmenlik ve Kuşaklar Boyu ‘Öteki/Yabancı’ Olmak – Buket Uzuner /
Sayfa
55
Avcı Çayı (Şiir) – Hüseyin Peker /
Sayfa
57
Kapı (Öykü) – Birgül Oğuz /
Sayfa
58
Güneşe Zaaf (Şiir) – Elâ Atakan /
Sayfa
60
Unutma Bilincinin Labirentlerinde – Feridun Andaç /
Sayfa
61
Ateşle Oynamak – İskender Pala /
Sayfa
66
Büyük Estonya Romanını Beklerken – Märt Väljataga /
Sayfa
72
Çevbir: Gizli Özne /
Sayfa
78
Rimbaud’ nun Seyir Defteri – küçük İskender /
Sayfa
83
Rom Ben ve Kadınlığın (Şiir) – Anıl Cihan /
Sayfa
84
Çocuk (Şiir) – Âdem Özdağ /
Sayfa
85
Eski İz (Şiir) – İsmail Aslan /
Sayfa
85
Oğuz Atay Günleri – İbrahim Yıldırım /
Sayfa
86
OCAK 2008 – KİTAP EKİ
D
eniz Kavukçıoğluyla Söyleşi
CEYDA DEMİRCİOĞLU
Postaneye Asla Yanlız Gitme
BUKET UZUNER
5. Sanattan 5. Kola: Orhan Pamuk
HALUK YURTSEVER
Kalbimin Kuzey Kapısı Trabzon
ŞEREF BİLSEL
Yücel Kayıran ile Söyleşi
ORHAN TÜLEYLİOĞLU
Yeni Yayınlar
REYHAN KOÇYİĞİT
İNKILÂP EDEBİYATI
YARD. DOÇ. DR. SELÇUK ÇIKLA
- yazıyı okumak/ indirmek için
yazının devamına tıklayın -
EDİTÖR'DEN
Muhsin Macit SU VE HAVA VE ATEŞ VE TOPRAK şiir
Dış gerçekliği ve insanı algılayış biçiminin arka planındaki toplumsal, bilimsel, felsefi, dinsel, siyasal ve bütün bunların temelindeki ekonomik gelişmelerin payı yadsınamaz. Batı’nın ürünü olan roman, farklı bir dünya görüşüne ve bilgi temeline dayanan Osmanlı-Türk edebiyatına geldiğinde değişime uğrar. Bu değişimin en açık göstergesi dış gerçeklikle ilgili algılamaların romanda yansıyış biçimidir. İlk romanlardan başlayarak dış dünya ile ilgili algılamaları ve yansıtmaları içeren tasvirler,Türk romanının geleneksel hikâyeden Batı romanına doğru evrilme aşamalarını gösteren bir yol haritası niteliğindedir.bu çalışmada,Türk edebiyatında,yeni bir tabiat görüşüne,yeni bir insan nlyışına yol açan bu değişimin ne derece içselleştirilmiş olduğu sorusuna yanıt aranmıştır.
Ayrıca, romanın ne kadar Türk toplumunun kendi dünyasının derinliklerinden güç alarak oluşturulduğu; yoksa bir taklit çerçevesinde, yalnızca bir aktarmadan mı ibaret kaldığı da yanıtlanması gereken sorular olarak ele alınmıştır.
PHOENİX YAYINLARI, 2007,636 S.
Güzel sanatların kollarından biri olan edebiyat veya edebî eser, estetik bir kompozisyondur. Başta muhteva, yapı, dil ve üslûp olmak üzere pek çok unsurdan teşekkül eden bu kompozisyonun gerçek mânâda anlaşılıp yorumlanabilmesi veya ondan estetik zevk alınabilmesi için okuyucu ve -özellikle- edebiyat araştırmacısının ciddî biçimde hazırlıklı veya donanımlı olması lâzımdır.
Edebiyat biliminin asıl çalışma alanı, bizzat edebiyatın kendisi; yani
metin tahlili veya
metin tenkidi olmakla birlikte, söz konusu saha,
edebiyat teorisi ve
edebiyat tarihi ile bütünlük kazanır. Edebî akımlar, edebiyat biliminin alt birimlerini teşkil eden edebiyat teorisi, edebiyat tenkidi ve edebiyat tarihi ile iç içedirler. Zira edebiyat akımları, öncelikle edebiyatın mahiyeti ile ilgili birtakım soyut düşünce ve kanaat demetidirler. İkinci olarak, bu düşünce ve kanaatler, herhangi bir eserin değerlendirilmesinde tenkidî bir mihenk olabilir. Üçüncü olarak da, edebî akımlar, yazar ve şairleri müşterek değerleri etrafında bir araya getiren ve onların bu çerçevede pek çok esere hayat vermelerine imkân hazırlayan birer edebiyat iklimidirler. Bu sebeple edebiyat akımları, edebî eserlerden de ayrı düşünülemezler. Bütün bunların tamamı ise, edebiyat tarihi denilen bütünü oluştururlar.