Kas
14
2007
    Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş FriendFeed Google

TANZİMAT DÖNEMİ ROMAN VE HİKÂYELERİNDE KADIN ERKEK İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENİŞİ İLE İLGİLİ BAZI TESPİTLER / DOÇ. DR. FAZIL GÖKÇEK

   İslam medeniyeti dairesinden Batı medeniyeti dairesine geçişimizin resmi başlangıç belgesi olan Tanzimat Fermanı'nın ilanından sonraki dönem tarihçilerimiz tarafından Tanzimat devri olarak adlandırılmış, bu adlandırma daha sonra edebiyat tarihçilerince de benimsenmiştir. Bu yüzden Tanzimat'tan sonra gelişen Türk edebiyatı için Tanzimat dönemi Türk edebiyatı adlandırmasını kullanıyoruz. Dönemin yazarlarınca Türk edebiyatına yeni katılan bir tür olarak kabul edilen roman ve hikâye de bu edebiyatın bir parçasını oluşturmaktadır.
   Tanzimat'tan önce de Türk edebiyatında manzum ve mensur bir anlatı geleneği elbette vardı. Modern veya Batılı hikâye ve roman ile geleneksel tahkiye tarzı arasında, bu ikisini tür olarak da birbirinden ayrı tutmamızı gerektirecek kadar belirgin farklar var mıdır? Tanzimat dönemi roman ve hikâyesini Batıdan da bazı etkiler alan, ama geleneksel anlatı tarzının devamı olan bir tür olarak mı kabul etmek gerekir yoksa bunlar farklı türler mi sayılmalıdır? Bu ve benzeri soruların tartışılması bu yazının çerçevesini zorlar. Ancak şu kadarını söyleyebiliriz ki, Tanzimat dönemi romancı veya hikâyecisi –yukarıda da işaret edildiği gibi-kendisini farklı bir türün temsilcisi saymaktadır

Üye Paneli

Üye Adı:
Şifre :

Şifrem?
Üye Olun !

Reklam

    Reklama tıklayarak sitemize katkıda bulunun...