İ
kinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddeti ile devam ettiği günlerde Gaspıralı İsmail Bey’in
Dilde, Fikirde, İşte Birlik
sloganı ile yayın hayatına atılan Çınaraltı,
Orhan Seyfi Orhon
ve
Yusuf Ziya Ortaç
’ın birlikte çıkardıkları haftalık Türkçü, Fikir ve Sanat mecmuasıdır. Çınaraltı mecmuası, bazı aralıklarla 9 Ağustos 1941-9 Haziran 1948 tarihleri arasında 161 sayı neşredilmiştir.
Mustafa Necati Sepetçioğlu, Türk edebiyatının önemli tarihî roman yazarlarındandır. Onun kaleme aldığı “Dünki Türkiye” serisini okumayan, okuyup da etkilenmeyen neredeyse yok gibidir. O, bu eserleriyle sadece edebî bir metin ortaya koymakla kalmamış, aynı zamanda okurlarına Türk tarihini sevdirmeyi ve öğretmeyi bir sorumluluk olarak kabul etmiştir. “Bir sanat adamı, bir romancı olarak geçmişin ve halin tecrübelerinde geleceğin gizli olduğuna” inanan Sepetçioğlu, Türkçe var oldukça okunacak ve Türkler var oldukça hatırlanacaktır.
Sepetçioğlu’nun önemli bir okur kitlesi olmasına rağmen bugüne kadar o ve onun eserleri hakkındaki değerlendirmeler hak ettiğinin çok gerisinde kalmıştır.
Bu yazının konusu olan
Cevahir İle Sadık Çavuş’un Buğday Kamyonu (1977)
,
Karanlıkta Mum Işığı (1978)
ve
Güneşin Dört Köşesi
(1983) adlı romanlardan oluşan “Bugünki Türkiye” üçlemesi,
Sepetçioğlu’nun eserleri arasında önemli bir yeri haiz olmasına rağmen yazarın bugüne kadar yeterince ilgi görmeyen eserlerindendir. Bu yazı çerçevesinde yazarın “Bugünki Türkiye” üçlemesine çok partili hayata geçişin yansıması irdelenecektir.
MUSTAFA NECATİ SEPETÇİOĞLU/ EDİTÖR: PROF.DR. HÜLYA ARGUNŞAH
Sepetçioğlu, Türk milletinin tarih sahnesine çıktığı ilk andan itibaren oluşturmaya başladığı kolektif şuur altını en iyi biçimde deşelemiş ve okuyucusuna avuç avuç bu pınarın diriltici bereketini sunmuş bir sanatçıdır. Çağdaş bir destancı, çağdaş bir Dede Korkut’tur. Ne yaptığının ve yazdıklarıyla neler yapabileceğinin farkında, modern bir yazardır. Çağdaşlığın insanın ancak kendi geçmişini öğrenerek ve gerçek hümanizmin insanın ancak kendi milletini sevmekle mümkün olabileceğini kabul ederek işe başlamış, bütün hayatınca ruhunda hissettiği millet ve tarih sevgisini yaşatma gayreti göstermiştir. Bu sebeple tarih onun için içerisinde rahatlıkla dolaştığı, meseleleriyle hemhâl olduğu, şahsiyetleriyle senli benli tanış olduğu zengin bir bahçedir. Gözlemleri oraya yöneliktir. Gününe, tarih tekerrür edebileceği düşüncesiyle bakar ve bilmenin verdiği bir güçle, gözlemleri sayesinde çağını uyarmaya çalışır. Çünkü Sepetçioğlu bir sanatçı duyarlığıyla bilir ki tarih ancak bir şuur haline gelebildiği zaman toplumda önemli bir işlev görür. Fakat tarihin bir şuura dönüşebilmesi, çaba sarf etmeden mümkün olmaz. Sepetçioğlu bütün hayatı boyunca kendi insanına geçmişini anlatma ve tarih şuuru oluşturma görevi üstlenmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 2007, Anma ve Armağan Kitapları Dizisi; 387s. : rnk. res. 28cm
"DİŞİ KURDUN RÜYALARI" ÜZERİNE BİR İNCELEME
YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA
- yazıyı okumak/ indirmek için
yazının devamına tıklayın -
DİVAN ŞİİRİNDEKİ SEVGİLİ TİPİNİ ALAYA ALAN BİR ROMAN YAHUT HÜSEYİN CAHİT’İN NADİDE’Sİ
YARD. DOÇ. DR. SELÇUK ÇIKLA
- yazıyı okumak/ indirmek için
yazının devamına tıklayın -
Sezai Karakoç girift bir şairdir ve onun şiirini yorumlayabilmek/çözümleyebilmek hakikaten zordur. Çünkü okur, Diriliş öncüsünün şiirini okurken bir imge sağanağı ile karşı karşıyadır. Çoğunluğu şairin hayatından izler taşıyan bu imgelerle birlikte İslâmî motif ve figürler, fizikötesi zemin, şiirde geleneğe yaslanma, yeni dil ve söyleyiş arayışları, âhenk… Karakoç’un şiirinin en belirgin özellikleri olarak karşımıza çıkar.
Karakoç’un şiir estetiğini yansıtan şiirlerin başında “Köşe” şiiri gelir. Biz bu yazımızda şairin “Köşe”adlı şiirini değerlendirmeye çalışacağız.
ALTI AY GİBİ BİR SÜREDE
500 ÜYEYE ULAŞTIK. SİTEMİZ SADECE YENİ TÜRK EDEBİYATI SAHASINDA FAALİYET GÖSTEREN AKADEMİSYENLER TARAFINDAN DEĞİL, EDEBİYAT ÖĞRETMENLERİ, ÖĞRENCİLERİ VE İLGİLİLERİ, YAZAR VE ŞAİRLER TARAFINDAN DA BÜYÜK BİR İLGİ İLE KARŞILANDI. SİTEMİZİN ÜYELERİ SADECE TÜRKİYE İLE SINIRLI DA KALMADI, PEK ÇOK YURT DIŞI ÜLKEDEN SİTEMİZE ÜYE OLANLAR DA VAR. SİTEMİZE İLGİ GÖSTEREN VE YAZILARI İLE TÜRKİYENİN AKADEMİK BİRİKİMİNE KATKIDA BULUNAN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUZ. DAHA NİTELİKLİ PAYLAŞIMLARDA BULUŞMAK ÜMİDİYLE...
WWW.YENİTURKEDEBİYATİ.COM
"TÜRK EDEBİYATININ AKADEMİK BİRİKİMİ"
TAHSİN YÜCEL'İN "KUMRU İLE KUMRU" ROMANINDA METANIN TABULAŞMASI
ARŞ. GÖR. VEYSEL ŞAHİN
- yazıyı okumak/ indirmek için
yazının devamına tıklayın -