23
2007
MEHMED RAUF’UN ANILARI yahut EDEBÎ HATIRALARIN YAYIMI ÜZERİNE BİR DENEME / DOÇ.DR. RAHİM TARIM
Mehmet Kaplan,
Nesillerin Ruhu
adlı eserinin “Kendi Kendine Değer Verme” başlıklı makalesinde:
“... Batı’da hemen hemen her siyasetçi, edebiyatçı, sanatçı, yaşadığı hayatın mühim hâdiselerini, intiba ve düşüncelerini günü gününe yazar.”
diyerek Türk edebiyatında hatırat türünün az gelişmişliğine değinir. Bunun nedeni, Doğu uygarlığına özgü şifahî/sözel bir gelenekten gelişimizdir. Biz, yazmaktan çok konuşmayı sevmiş ve tercih etmişizdir.
Hatırat yani anıların kaleme alınmasında durumumuz böyle... Ya, anıların yeni harflere aktarılması, sadeleştirilmesi ve yayımı... Bunda ne durumdayız acaba? Son yıllarda edebî ve siyasî hatıraların yayımında da bir artış gözlenmekte. Bunların elbette ilgi çekenleri, eski harflerden yeni harflere bugüne dek aktarılamamış olanlar... Ama bunların yayımı ve bu yayımların etrafında gelişenler daha da ilginç olabiliyor.
Örneğin, Mehmed Rauf’un edebî hatıraları öteden beri edebiyat dünyasının bilgisi dahilindeyken, bu hatıraların yeni harflerle ve alelacele yayımlaması
üzerine bazı akademisyenlerin bu yayıma övgüler düzmesi
, edebiyat tarihinde belki de ilk kez olarak bir edebiyat dergisinin de bu yayını, kitap olarak ortaya çıktıktan sonra bölük bölük tefrika etmesi durumu daha da ilginç bir hale getiriyordu
.
Üye Paneli
Reklam
Kİmler Çeviİrİmİçİ
Ziyaretçiler: 10
Yok

Yazar: