KİTAPLIK/ MAYIS 2007/ SAYI:105
TÜRK EDEBİYATI / MAYIS 2007
“SEVGİLERDE” ŞİİRİ ÜZERİNE BİR TAHLİL DENEMESİ
ARŞ. GÖR. VEYSEL ŞAHİN
-
yazıyı okumak/ indirmek için
yazının devamına tıklayın -
İLMİ ARAŞTIRMALAR, S. 22, 2006 GÜZ.
Süreyya Beyzadeoğlu / Manisa'da Kadılık Yapan Şair İki Vehbi'nin İki Şiiri 7-13
Ahmet Bozdoğan / "Dönem" ve "Akım" Nitelemeleri Arasında Kalmış Bir Terim: Milli Edebiyat 15-32
Halil Çeltik / Bursalı İsmail Hakkı'nın Eserlerinde Hayatına Dair Anekdotlar / 33-49
Salim Çonoğlu / Türk Şiirinde Folklora Dönüşte Meyve: Cahit Külebi ve Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun Şiirlerinde Meyve İmgesinin Kullanılması 51-64
Yılmaz Daşçıoğlu / Boşnak Şair Musa Kazım Çatiç'in Gözünden Türk Edebiyatı / 65-81
Mehmet Dursun Erdem / Ağızlardan Etkilenme Derecelerine Göre Osmanlı ve Eski Anadolu Türkçesi Metinleri ve Bu Metinlerin Diline Kaynaklık Eden Ağızlar 83-110
Haluk Gökalp / Çobanlıktan Valiliğe, Valilik'ten Asilliğe: Varvari Ali Paşa ve Makalat-ı Varvari 111-134
Ahmet Bozdoğan / Mevlana'nın Mesnevi'sinin Tamamına Yapılan Türkçe Şerhler 135-154
Abdurrrahman Kolcu / Yahya Kemal'in Bütün Şiirlerine Katkı 155-163
Mehmet Narlı / Asaf Halet Çelebi'nin Poetikası 165-186
Rıdvan Öztürk / Sözlü Anlatımların Bir Başka Dil İle Anlatılması: Rumca Anlatımlarda Türk Halk Verimleri 187-203
Bedri Sarıca / Türkçe'de -E/ -İ Durum Eklerinin Karışması Sorunu 205-218
Hilmi Uçan / Dilin İşlevleri ve Edebiyat Eğitiminin Amaçları Çerçevesinde 1929 Müfredat Programı 219-228
Yavuz Kartallıoğlu / Moğolcanın İkinci Şahıs Zamirlerinin Kökeni ve Değişimi 229-223
Zekeriya Başkal / Amerika'da Türklük Bilimi, Donalt Quataert/Sabri Sayarı 235-236
Millî edebiyat, Türk edebiyatı tarihçilerinin üzerinde fikir birliğine varamadıkları kavramlardan biridir. Fikir ayrılıkları, “millî edebiyat”ın bir akım adı olup olmadığı noktasında yoğunlaşmaktadır. Bu makalede söz konusu durum ele alınmış ve “millî edebiyat”ın bir edebiyat akımı olduğu sonucuna varılmıştır.
Ahmet Midhat Efendi Batı etkisindeki Türk edebiyatının ilk döneminin velut ve bir o kadar da önemli isimlerinden biridir. Edebiyatın pek çok türünde olduğu gibi tiyatro türünde de eser vermiştir. Kaynaklarda onun oyunları arasında gösterilen eserlerden biri de “Hükm-i Dil”dir. Oysa “Hükm-i Dil”, Ahmet Midhat Efendinin “Gönül” adlı hikâyesinden tiyatro türüne uyarlanmış bir eser olmakla birlikte, bu uyarlama onun kendi kaleminden değil, Manastırlı Mehmet Rıfat’ın kaleminden çıkmıştır. Bu yazıda söz konusu durum ortaya konulmaya çalışılmıştır.
NİHAD SAMİ BANARLI’NIN “RESİMLİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ”NİN EDEBİYAT TARİHİ METODOLOJİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
YARD. DOÇ. DR. YUNUS AYATA
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın -
MODERN TÜRK EDEBYATINDA ÇANAKKALELİ ŞAİR VE YAZARLAR
DOÇ. DR. RAMAZAN GÜLENDAM
- yazıyı okumak/ indirmek için yazının devamına tıklayın -
Toplumun her bakımdan aynası olan kadınlar, toplumu eğiten, yetiştiren ve aynı zamanda sosyal değişimin bütün tesirini üzerinde hisseden varlıklardır. Bunun için toplumun değerlerini muhafaza edip etmediğini ya da yozlaşıp yozlaşmadığını kadına bakarak anlamak mümkündür.
Batı medeniyeti dairesine geçme gayretleri içinde olunduğu Tanzimat yıllarından başlamak üzere Türk basınında, roman ve hikâyesinde kadın ve kadın-erkek ilişkilerine çeşitli şekillerde yer verilmiştir. Türk roman ve hikâyesinde kadının eğitimi, aldanan, aldatan kadın tipleri, cariyelik müessesesi , kitabına uydurulmuş ahlak yapısı içinde çeşitli kadınlarla ilişki içerisinde olan dürüst (!) erkek tipleri yer almıştır.
Sait Faik’in eser verdiği döneme gelinceye kadar kadın, edebî eserlerde ya ideal ya da tenkid edilen yozlaşmış bir varlık olarak yer almıştır. Örneğin ilk eserlerini Millî Edebiyat döneminde verip Cumhuriyetin ilanında sonra da eser vermeye devam eden Halide Edip’in hikâye ve romanlarında kadın idealizmin temsilcisi iken Yakup Kadri’nin hikâye ve romanlarında yozlaşmışlığın temsilcisidir. Verdiğimiz bu iki örnek dışında dönemin diğer yazarlarında ve edebî eserlerinde de bahsedilen bu özellikleri bulmamız mümkündür.